Bir zamanlar başı ağrıyan, kıl dönmesi olan, yüzünde sivilce çıkan hemen Amerika'nın yolunu tutardı. Dönemin başbakanı Turgut Özal'ın Amerika'da önce göz, sonra kalp ameliyatı olmasının ardından artık check-up için bile Amerika'ya gitmek adetten olmuştu.
Kendilerinin, çocuklarının, eşlerinin, annelerinin canlarını Amerikalı doktorlara bir an bile düşünmeksizin emanet edenlerin, ne Türk doktorlarına, ne de Türkiye'deki hastanelere güveni vardı kuşkusuz. Bırakın devlet, SSK hastanelerini, Türkiye'deki büyük özel hastanelere bile grip olduklarında uğramazdı böyleleri. Onlar için doktorun, hastanenin iyisi için Türkiye'nin batı sınırından çıkmak, İngiltere'ye, Amerika'ya doğru uzanmak gerekirdi.
O dönemde hastanelerdeki tıbbi cihaz eksikliği, hemşire ve yardımcı sağlık personeli sıkıntısı gibi sorunlar yetmezmiş gibi, nüfus cüzdanında T.C yazan hekimlere olan bu güvensizlikten bezip Amerika'nın yolunu tutmak isteyen çok sayıda genç doktor da vardı.
Günümüzde sağlıktaki göçün tersine dönmeye başladığını söylemek yanlış olmaz. Amerika'da çalışan doktorlarımız içinde Türkiye'ye dönenlerin sayısı giderek artıyor. Gebze'deki Anadolu Sağlık Merkezi'nde Amerika'dan Türkiye'ye dönen pek çok genç doktor görev yapıyor örneğin.
Acıbadem Hastanesi, Dünya Göz Hastanesi gibi özel hastaneler Avrupa'dan, OrtadoÄŸu'dan Türkiye'ye hasta çekmek için ÅŸubeler açıyorlar. Siyami Ersek Göğüs Kalp Damar Cerrahisi, KoÅŸuyolu Kalp ve AraÅŸtırma Hastanesi gibi Türkiye'deki pek çok devlet hastanesi ise yoÄŸun bakım servisleri, ameliyathaneleri, hasta odaları, alt yapılarıyla özel hastanelerle yarışıyor. Üstelik alacaklarının devlet tarafından bir kalemde silinmesi yüzünden yaÅŸadıkları parasal sıkıntıya raÄŸmen. Her türlü imkansızlığa raÄŸmen…
Bugün dünya tıbbında söz sahibi olan pek çok doktorumuz da var. Örneğin bir Erdine kardeşlerden bahsetmeliyim. Genç yaşta profesör olan iki kardeşten Serdar Erdine ağrı, kızkardeşi Serap Erdine ise hipertansiyon konusunda dünyadaki sayılı uzmanlar arasında. Üstelik biri Avrupa Ağrı Federasyonu, diğeri ise Avrupa Hipertansiyon Derneği Başkanı. Amerikalı sıradan doktorların en önemsiz, sabun köpüğü tavsiyelerini bile manşete taşıyan medyamızın onlarla yeterince ilgilendiği yok ama olsun. Dünya tıp otoriteleri onları tanıyor ya yeter!
"Çantasının, ayakkabısının elbisesinin markasının, doktorunun adının yabancı olmasına özen gösterenler, Başbakan RecepTayip Erdoğan'ın yabancı doktorlara Türkiye'de çalışma hakkı getirileceğini açıklamasına çok sevinmiş olmalılar. "Hayatım artık saatlerce uçmaya gerek yok. Artık De Bakeyler ayağımıza geliyor" diye bence boş yere heveslenmesinler. Çünkü Amerika'dan ve İngiltere'den çok, Türki Cumriyetlerinden ve Arap ülkelerinden doktor geleceğe benziyor.
Yanlış anlaşılmasın! Yabancı doktora karşı değilim. Nasıl bizim hekimlerimiz gidip Amerika'da görev yapabiliyorsa, yabancı doktorlar da gelip Türkiye'de çalışabilmeli. Ancak yabancı doktorun kalitelisi, tıp eğitimi ve pratiği yeterli olanları bu haktan yararlanabilmeli. Başta Amerika olmak üzere Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde çalışacak yabancı doktorlar, hem tıp diplomalarının o ülkede kabul görmesi için ciddi, zorlu bir sınavdan geziyorlar. Hem de o ülkenin dilini iyi bir şekilde konuşabilmeleri gerekiyor. Türkçeye hakim Amerikalı ve İngiliz kaç hekim bulabilirsiniz? Ya da böyle hekimler var mıdır?
Başbakan yabancı doktorlara Türkiye'de çalışma izni verilmek istenmesinin nedenini, önce"yabancı yatırımcıların alt yapıları, hemşireleri ve doktorlarıyla hastane yatırımı yapmaya hazır olmaları" şeklinde açıkladı. Sonra, yabancı doktorlara yeşil ışık yakmalarının nedeni olarak "doktorların Doğu ve Güneydoğu da çalışmak istememesini gösterdi. Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki söz konusu hekim açığını kapatmak için Türkiye Cumhuriyetleri'nden bile doktor getirebileceklerini belirterek" Bu ülkelerde 100-150 dolara bile çalışan hekimler var" dedi. Sağlık Bakanı Recep Akdağ ise, Türkiye'ye de çalışmayı seçecek yabancı hekimlerde Türkçe bilme zorunluluğu aranacağını söyledi. İşte, bu açıklamalardan anlaşılıyor ki, bazılarının yollarını dört gözle beklediği Amerikalı doktorlardan çok, Türki Cumhuriyetlerden doktor gelecek.
Yıllar önce dönemin SaÄŸlık Bakanı Yıldırım Aktuna'nın Türki Cumhuriyetle'ne yaptığı bir geziyi takip etmiÅŸtim. Azerbeycan, Özbekistan, Kırgızistan ve Türkmenistan'da ziyaret ettiÄŸimiz hastanelerin baÅŸhekimleri Türk saÄŸlık heyetine ellerindeki tek ultrasonu gururla gösteriyorlardı. Oysa, o yıllarda Türkiye'de özel muayenehanelerin çoÄŸunda bile ultrason vardı. Özel bilgisayarlı tomografi merkezlerinin sayısı da hızla artıyordu. SaÄŸlıkta bizden çok gerideydiler kısacası…
Hekimlerin, devlet hastanelerinin, tıp fakültelerinin çözüm bekleyen onca sorunu varken, yabancı doktor uygulamasını hiç doÄŸru bulmuyorum. Yabancı hekimlerin aldıkları tıp eÄŸitimin Türkiye'deki denkliÄŸi için yapılan sınavlar nasıl düzenlenecek? Yabancı hekimleri hangi kurum denetleyecek? Gecekondu diye tabir edilen, alt yapısı olmayan tıp fakülteleri açılmaya devam edilecek mi? Arap saçına dönen mecburi hizmet uygulamasının akıbeti ne olacak? Avrupa BirliÄŸi'ne tam üye olmadan yabancı hekimlere ülkemizde çalışma serbestliÄŸi tanınması haksız rekabet yaratmayacak mı? Türk hekimleri Avrupa'da serbetçe dolaÅŸamazken, ülkelerinde iÅŸ bulamayan yabancı doktorlara kapılarımızın açılması ne derece adil? Derdini, aÄŸrısını Türk doktora yeterince anlatamayan insanlar, çat pat Türkçe konuÅŸan hekimle nasıl anlaÅŸacaklar? Hele DoÄŸu'da ve GüneydoÄŸu'da…
Domatesin, peynirin, televizyonun, paltonun, oturacağımız kiralık evin ucuzunu aramakla, insan hayatıyla ilgili bir konuda ucuz işgücü peşinde koşmak aynı şey midir? 100-150 dolara çalışan yabancı doktorları örnek göstererek, maaşlarıyla tıbbi bir kongreye katılacak ya da uzmanlık alanlarıyla ilgili yayınları alabilecek parayı bir kenara bırakın, ay sonunu bile güçlükle getiren Türk hekimlerin sorunlarını görmezden gelmek ne derece doğrudur?
100-150 dolara hekimlik yapan, tıbbi alt yapıları belirsiz yabancı doktorlara davetiye çıkartmak bana göre son derece yanlış. Bu uygulamaların kalite ve rekabet getirmek yerine, saÄŸlık hizmetlerini kaosa sürükleyeceÄŸi kanısındayım. Tam da saÄŸlıkta ciddi yatırımların yapıldığı, Türkiye'ye saÄŸlık turizminden çok sayıda hasta çekmeyi hedeflendiÄŸi bir dönemde…
Sorun sadece Türkiye'ye gelecek yabancı doktorun kalitesiyle ilgili değil. Türk hekimlerinin Amerikalı meslektaşlarından da tıp bilgisi, yetenek konusunda aşağı kalır hiçbir yanı yok. Yeter ki, sağlıkta yabancı hayranlığını bırakalım. Yabancı doktorları bir çözüm görmek yerine, Türkiye'nin sağlıktaki insan gücü kaynaklarını iyi kullanalım.


