gönderen vefakardost tarih 30/3/2007, 16:59
Sıcaklık 32 dereceyi, nispi nem oranı yüzde 60'ı geçtiğinde sıcak sendromu tehlikesi meydana geliyor. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, sıcak sendromunun, kramplar, bitkinlik ve çarpma olarak üç türü bulunduğunu, organizmanın ısıya uyum sağlayamadığı yaz başlarında bu sendromların yaşamı tehdit ettiği uyarısında bulundu. İstanbul Üniversitesi (İÜ) Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, "sıcak sendromları"na dikkati çekerek, bunların organizmanın sıcaklara uyum sağlayamadığı ilk günlerde tehlikeli rahatsızlıklara neden olabileceği uyarısında bulundu. Prof. Dr. Küçükusta, sıcaklığın aşırı yükselmesinin sağlığı tehdit ettiğini hatırlatarak, "Sıcaklık 32 dereceyi, nispi nem yüzde 60'ı geçtiğinde ortaya çıkan rahatsızlıklara, tıp dilinde "sıcak sendromları" deniyor. Sıcak krampları, bitkinliği ve çarpması olmak üzere üç türü bulunan sendromlar, organizmanın sıcaklara uyum sağlayamadığı ilk günlerde daha tehlikeli oluyor" diye konuştu. "Yaşamı tehdit eden sıcak çarpmasıdır" "Bunlar arasında acil tedavi edilmesi gereken, çok ciddi, yaşamı tehdit eden sıcak çarpmasıdır" diyen Prof. Dr. Küçükusta, terlemenin yetersiz, terin buharlaşamadığı durumlarda riskin arttığını söyledi. Prof. Dr. Küçükusta, ani başağrısı, baş dönmesi, konuşma bozukluğu, baygınlık, halüsinasyon, havale ve komaya kadar giden sinir sistemi belirtileriyle ortaya çıkan bu rahatsızlıkta kişinin, hemen gölgeye alınıp elbiselerinin çıkarılması, vücut yüzeyinin ıslatılması, mümkünse air-condition sistemi olan ambulansla derhal hastaneye kaldırılması gerektiğini anlattı. Prof. Dr. Küçükusta, sıcak çarpması olanların mutlaka yoğun bakım ünitelerinde takip edilmeleri gerektiğini dile getirdi. Sıcak bitkinliğine ise daha çok yaşlılar, damar sertliği olanlar, kalp, şeker ve astım hastaları ile alkoliklerde rastlandığını belirten Prof. Dr. Küçükusta, rahatsızlığın fazla miktarda su veya tuz kaybı sonucu ortaya çıktığını söyledi. Rahatsızlığın başlıca belirtilerini halsizlik, yorgunluk, bitkinlik, iştahsızlık, sinirlilik, hafif şuur bozukluğu, uykusuzluk, baş ağrısı ve dönmesi ile kas krampları olarak sıralayan Prof. Dr. Küçükusta, bu durumlarda kişinin derhal serin ve gölge bir yere alınması, vücudun havlu ile kurulanıp yelpazelenmesi, şuuru açık olanlara bol miktarda su içirilmesi, bulanıklık halinde de serum verilmesi gerektiğini ifade etti. Sendromların en hafif şeklinin bacak ve kollarda görülen kramplar olduğuna işaret eden Prof. Dr. Küçükusta, daha çok sıcakta sarf edilen efordan sonra dinlenmeye çekildiğinde ortaya çıktığını söyledi. Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, tuzlu su içilerek veya damar yoluyla tuzlu serum verilerek krampların kısa sürede geçirilebileceğini sözlerine ekledi.