SAĞLIK EĞİTİMİ DERS NOTLARI

Sağlıkla ilgili ders notlarını, makaleleri ve tezleri bu bölümde sunmaktayız.

SAĞLIK EĞİTİMİ DERS NOTLARI

Mesajgönderen vefakardost tarih 2/4/2007, 22:13

T.C.

AYDIN ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK HİZMETLERİ MESLEK YÜKSEK OKULU TIBBİ LABORATUVAR SAĞLIK EĞİTİMİ DERS NOTLARI



Sağlık genellikle hastalığın ve sakatlığın olmayışı olarak tanımlanır. Ancak bu tanım bu günkü görüşlerin gerisinde kalan bir tanımdır. Dünya sağlık teşkilatının tanımına göre “ Sağlık yalnız hastalık ve sakatlığın olmayışı değil bedence ve ruhça aynı zamanda sosyal yönden tam bir iyilik halidir. Yani kişinin bedene hasta veya sakat olmaması sağlık için yeterli değildir. Aynı zamanda kişinin ruhen sağlıklı olması, sosyal yönden tam bir iyilik halinde bulunması gerekir. Tanımın en ilginç yönü sağlığın sosyal iyilik hali ile koşullanmasıdır. Sağlık için gerekli ortamda bulunmaması veya içinde bulunduğu ortama uyum sağlayamaması beden ve ruh sağlığının olumsuz yönde etkilenmesi demektir.

Sağlık kavramı ile hastalık kavramı daima çağrışım yapar. Hastalığın bilimsel tanımı şöyledir.”Hastalık doku ve hücrelerde yapısal, fonksiyonel olmayan değişikliklerin yarattığı bir haldir. “

Biyolojik anlamda doğru ve doyurucudur. Ancak kültürel anlamda sağlık ve hastalık anlayışı kişiden kişiye değişmektedir. Bu değişimde kişilerin eğitim seviyeleri ve ekonomik durumları rol oynamaktadır. Eğitim seviyeleri ve ekonomik durumları arttıkça sağlık ve hastalık anlayışları bilimsel tanımlara yaklaşmaktadır.

Eğitim durumu düşük ve eğitim yönünden gelişmemiş toplumlarda sağlık ve hastalık anlayışı iki ölçüte göre değişir.

Birinci ölçüt: Hastalığın yada sorunun yaygınlığıdır. Herkesin sıtmalı olduğu bir toplumda sıtma hastalık sayılmaz. Pis bir çevrede doğan ve büyüyen bir kişi için kara sinek yada pis koku sorun olarak kabul edilmez. Çünkü bu kişinin kültürü haline dönüşmüştür.

İkinci ölçüt: Kişinin kendisinden beklenen işi yapıp yapmamasıdır. Kişinin rahatsızlığı yada hastalığı kendisinde beklenen işi yapmasına engel değilse o kişi kendisini hasta saymaz. Etrafındakilerde ona hasta olarak bakmaz. Örneğin harman zamanı hastalanan çiftçi çalışabildiği sürece harmanı bırakıp hekime gitmez.

Tüm insanlar için sağlıklı olmak temel amaç olmalıdır. Sağlığa verilen önem hasta olmadan önce başlamalı ve sağlığın korunması için gerekli davranışlar yerine getirilmelidir.

Sağlığın Tarihsel Gelişimi

İnsanlık tarihinin ilk gününden bu yana sağlık kavramı insanlar için var olmuştur. Çünkü sağlık insan yaşamının kendisidir. Ancak toplumlar belirli uygarlık düzeyine sağlıkla ilgili belirli hedeflere ulaştıkça sağlık kavramı ve anlayışı değişmiştir.

Sağlığı korumanın iki ilkesinden biri hastalığın yada sakatlığın nedenini bilmek ikincisi de nedeni yok etmek yada etkisiz hale getirmektir. Bu açıdan baktığımızda da eski çağlarda insanların bu ilkeleri bildiklerini görüyoruz.

İlk çağlarda insanlar kötü ruhtan cin ve perilerden korunmak için sihire ve muskaya başvurmuş nazar boncuğu takmış, salgınlar sırasında tapınaklara koşup bu sorun veya hastalıktan korunmak istemişlerdir.

16.yy. da nedeni doğru olarak bulunan ilk hastalık uyuz ve skorbüt ( dişeti hastalığı) oldu. Daha sonra gemicilerin uzun seferler sonucu yetersiz beslenmesinden ileri geldiğinin keşfedilmesi dikatleri doğru araştırmalara yöneltti.

19.yy da bulaşıcı hastalıkların nereden kaynaklandığı araştırıldı. Bu hastalıkların çöplerden bataklıklardan çıkan pis kokudan mı olduğu tartışıldı. Sonuçta küçük canlıların neden olduğunu savunan Louis Pasteur tezini ispatladı ve mikrobu keşfetti. Böylece bir çok salgınlara sebebiyet veren ve nüfusun önemli bir kısmını etkileyen veba,sıtma, çiçek, kolera, tifo, tifüs gibi hastalıkların etkeninin doğru olarak tanımlaması yapıldı.

Daha sonra dikkatler ve araştırmalar Türklerin uzun yıllardır çiçek hastalığı için bir olaya yöneldi. Türkler çiçek hastalarının çıbanlarından su alıyor bu suyu sağlam kişilerin derilerine bir çizikle sürüyorlar böylece sağlam kişilerin çiçek hastalığından korunmasını yada hastalığı hafif geçirmesini sağlıyorlardı. Türklerin uyguladığı bu tekniği geliştiren ve dünyaya duyuran Jenner oldu. Jennerin bu buluşuna aşılama –bağışıklama denildi. Bundan sonra tüm salgın hastalıklara karşı savaşta büyük adımlar atıldı.

20.yy hastalıklardan korunmanın yanısıra hastalıkların iyileştirilmesi konusunda önemli buluşlar sağlandı. Gelişen teknoloji sayesinde yeni teşhis ve tedavi yöntemleri bulundu. Organ nakli gerçekleştirildi. Teknolojinin gelişmesine bağlı olarak yeni sorunlar ve hastalıklar meydana gelirken sağlık sorunları yeni bir boyut kazandı. Ancak teknolojik gelişmeler Kanser ve Aids adı verilen hastalıkların tedavisinde henüz kesin bir çözüm getiremedi. Böylece hastalıklardan korunmanın önemi bir kez daha anlaşıldı. Bu alanda sağlık eğitiminin de korunmada başarının anahtarı olduğu kabul edildi.

1970 li yıllarda yapılan değerlendirmeler de dünya sağlık düzeyi özlenenin çok altındadır. Gelişmekte olan ülkeler ile gelişmiş ülkeler arasında fark vardır. Bazı ülkelerin bölgeleri arasında eşitsizlik vardır.

Dünya sağlık teşkilatı bu durumun hızla iyileştirilmesi için bir dizi kararlar almıştır.

Bu kararlardan ilki hedef belirlemesidir. Bu hedef “2000 yılında herkese sağlık “ tır.

1978 yılında Sovyetler birliğinin ALMA-TA kentinde dünya ülkeleri ve insanlığın temel sağlık sorunlarının çözüm yollarını belirlemek ve sağlık düzeyini iyileştirmek için toplanmışlar ve öneriler paketi sunmuşlardır. Bu öneri paketleri hemen her ülke tarafından imzalanmış bir “ Uluslar arası sağlık sözleşmesi “ dir. Bu sözleşme gereğince izlenecek ilkelere Temel Sağlık Hizmetleri adı verilmiştir.



Temel sağlık hizmetleri kavramı nedir?

Alma-ta da Temel sağlık hizmetlerinin tanımı şöyle yapılmıştır. “TSH bir toplumdaki birey ve ailelerin geneli tarafından kabul edilecek yollardan onların tam olarak katılımları ile ülke ve toplumca karşılanabilir bir harcama karşılığında onlara götürülen esas sağlık hizmetidir. TSH ülkenin sağlık hizmetinin çekirdeğini oluşturur ve genel anlamdaki toplumsal ve ekonomik kalkınmanın vazgeçilmez bir parçasıdır. TSH ulusal sağlık sisteminin insanların yaşadığı ve çalıştığı yerlerin mümkün olduğu kadar yakınına götürülmüş bireylerin ailelerin ve toplumun ilk başvuru yeri olan sağlık hizmeti zincirinin birinci halkasını oluşturur” . Bu tanımı daha iyi yorumlayabilmek için TSH lerinin 4 yönünü ve sağlık eğitimi ile ilişkisini bilmek gerekir.

A) Bir görüş olarak Temel Sağlık Hizmetleri:

Toplum sağlığının korunması ve geliştirilmesi için dört ana unsurun yerine getirilmesi gerekiyor.

-Sosyal eşitlik : Sağlık hizmetleri doğuştan kazanılmış bir insan hakkıdır. Ancak onu satın alabilecek sınıflara , kentlerde oturanlara değil toplundaki herkese sosyal adalet anlayışı içinde eşit olarak götürülmelidir.

-Öz sorumluluk: Herkes kendi sağlığının değerini bilmeli ve kendinden sorumlu olmalıdır. Bunu için bireyler eğitilmeli ve biliçlendirilmelidir. Kişiler toplumu oluturduklarına göre toplumda da sorumluluk bilinci gelişir.

-Sağlık hizmetlerinin boyutu: Sağlık sosyal bir olgudur. İnsanın mutluluğu için olan herşey aynı zamanda onu sağlığı içindir. Bu nedenle sağlık hizmetleri yalnızca sağlık sektörü tarafından yürütülemeyecek kadar geniş boyutludur.

-Uluslar arası dayanışma: Sağlık düzeyi yönünden ülkeler arası eşitsizlik politik , sosyal ve ekonomiktir dolayısıyla tüm ülkeleri ilgilendirir. Gelişmiş olan ülkeler gelişmekte olan ülkelerin sağlık hizmetlerinin kalkınmasına destek olunmalıdır.

B) Sağlık örgütlenmesi olarak temel sağlık hizmetleri:

Bir ülkede sağlığın geliştirilebilmesi için sağlık örgütlenmesinde bazı ilkelere uyulması gerekir. Bunlar ;

-Toplum sağlık hizmetlerine katılmalıdır. Katılım eğitimle sağlanmalıdır.

-Sağlık hizmetleri değişik meslek üyelerinden oluşan bir ekip tarafından verilmeli.

-Toplum içinde halkın ilk başvuruları için sağlık birimleri kurulmalıdır.

-Sağlık örgütlenmesi içinde kademeli bir hasta sevki sistemi kurulmalı ve sistem işletilmelidir.

-Koruyucu, tedavi edici, rehabilite edici hizmetler birlikte bir bütün olarak ele alınmalıdır.

-Hizmetler sürekli olmalı ve bunun yanında eğitime ağırlık verilmelidir.

-Sağlık yönünden risk altındakileri belirlemek için evden işyerlerine kadar uzanan bir sistem oluşturulmalıdır.

-Sağlık hizmeti modeli kişilerin kendi sağlıklarından sorumlu olmalarını destekler biçimde olmalıdır.

-Sağlık hizmeti modeli o ülkenin toplumuna ve koşullarına uygun olmalıdır.

C) Birinci basamak sağlık hizmetleri olarak TSH:

Temel sağlık hizmetlerinin en yaygın olarak bilinen yönü budur. Bu tanım koruyucu hizmetlerle evde ve ayaktan iyileştirici hizmetlerin bir arada yapıldığı hizmet basamağıdır. Bu halkın ilk başvuru basamağıdır. Bu basamağın yetersiz kaldığı durumlarda kişi bir üst basamağa yani hastanelere sevk edilir.

D) Faaliyet grubu olarak temel sağlık hizmetleri:

Toplum sağlığının korunması ve geliştirilmesi için en az aşağıdaki faaliyetlerin yerine getirilmesi gerekir.

-Sağlık eğitimi çalışmalarının yapılması.

-Beslenme durumunun geliştirilmesi

-Temiz su sağlanması ve çevre sağlığı hizmetleri yaygınlaştırılması.

-Ana çocuk sağlığı ve aile planlanması hizmetlerinin yaygınlaştırılması.

-Başlıca bulaşıcı hastalıklara karşı bağışıklamanın sağlanması .

-Endemik hastalıkların kontrolü

-Sık görülen hastalıklar ve yaralanmaların uygun tedavisi.

Sağlığı etkileyen etmenler

Sağlığın korunması geliştirilmesi, insan sağlığına etki eden etmenleri bilmek ve tanımlamak sağlık eğitiminin esaslarındandır. Hastalığa ve sakatlığa ölüme neden olan etmenleri zararsızlaştırmak, zararsızlaştırılamayan etmenlere karşı korunma yollarını bilmek buna göre davranışlarda bulunmak sağlıklı yaşamın gereğidir.

Sağlığa etki eden etmenler:

1. Bünyesel etmenler : İnsan vücudunun biyolojik yapısına bağlı olarak bazı hastalıklar ortaya çıkabilir. Genetik bozukluklar metabolizma veya hormonal bozukluklar örnek olabilir.

2. Çevresel etmenler: İnsan sağlığına etkili olan çevresel etmenler biyolojik , fizik, p***o-sosyal kültürel ve ekonomik olmak üzere 3 noktada toplanır.

A) Biyolojik çevre : Mikroorganizmalar

-Vektörler

-Parazitler

-Bitkiler ve hayvanlar

-Hayvansal ve bitkisel besinler.

B) Fiziki çevre : Fiziki çevrede insan sağlığını en fazla etkileyen ögeler ;

-Su: Suyun kirli oluşu sağlığı etkileyen önemli bir etkendir.

-Barınaklar : Barınakların sağlık koşullarına uygun olmaması sağlığı etkiler.

-Atıklar: Atıklar deyince kullanımdan sonra ortaya çıkan ve ihtiyaç duyulmayan madde ve malzemeler anlaşılır. Çöp gübre (insan ve hayvan) kirli sular kimyasal maddeler sağlık için önemli atıklardır.

-İklim ,ısı, rutubet, ve ışık.

-Ses ve gürültü,

-Kazalar.

C) P***o-sosyal kültürel ve ekonomik çevre : Sağlığı etkileyen p***olojik, kültürel sosyal ve ekonomik etmenler oldukça geniş olduğundan bunları üç kuralla açıklamak yerinde olur.

“Kişilerin çevreye uyumsuzluğu, bu gününe ve yarınına güvensizliği sağlığı etkiler” .

Bireylerin endişe kaygı korku öfke gibi p***olojik gerilimleri beden ve ruh sağlığını olumsuz yönde etkileyerek bir çok hastalığın ortaya çıkmasına neden olur.

“Bir kişinin yada toplumun sağlık düzeyini belirleyen kişinin hastalanmasına ve ölümüne neden ola biyolojik ve fizik çevre etmenlerini oluşturan bunların etkisini koşullayan olayların altında sosyal kültürel ve ekonomik nedenler mevcuttur.

Bu kuralı açıklamak amacıyla geri kalmış ülkelerle ileri ülkelerdeki su ve besinlerle bulaşan barsak enfeksiyonlarının yaygınlık farkı örnek olarak gösterilebilir. Gelişmiş ülkelerde barsak enfeksiyonu daha azdır. Çevre koşulları ve besin kontrolleri barsak enfeksiyonunun yayılmasına izin vermez. Kontrolleri yapmak ve çevreyi ona göre oluşturmak sosyal bir durum, tesis ve altyapıyı oluşturmakta ekonomik bir durumdur.

“Bir kimsenin hasta oluşu sadece o kişinin sorunu değildir. Kişinin hastalığı ailesinden başlayarak bütün toplumu ilgilendiren sosyal olgudur.”

Aile reisinin tüberküloz olması çalışamaz hale gelmesi yalnız bu kişinin hastalığımıdır. Aile içi bulaşma, aile gelirini kaybedeceği için ailenin beslenme , giyinme konut koşulları bozulacak bu durumların bozulması onların ruhen ve bedenen hastalanmalarına neden olabilecektir.

SAĞLIK HİZMETLERİ

Sağlık hizmetleri çok yönlü ve yaygın hizmetlerdir. Bu nedenle sadece sağlık kuruluşları ve sağlık personeli tarafından verilen hizmetler olarak düşünülmelidir. Sağlık hizmetleri sağlık sektörlerinin yanısıra tüm sektör ve kişiler tarafından verilebien hizmetler grubudur. Dolayısıyla kamu organizasyonu gerektirir. Kamu adına devletin yönlendirdiği bu organizasyona “Halk sağlığı hizmetleri “denilmektedir.

Halk sağlığının bu günkü kla*** olarak kabul edilen tanımı 1923 yılında Winslow yapmıştır. “ Organize edilmiş toplum çalışmaları sonunda çevre sağlık koşullarını düzelterek ; bireylere sağlık bilgisi vererek; bulaşıcı hastalıkları önleyerek ; hastaların erken tanı ve koruyucu tedavisini sağlayarak; sağlık teşkilatları kurarak ; toplumsal çalışmaları her bireyin sağlığını sürdürecek bir yaşam düzeyini sağlayacak biçimde geliştirerek hastalıklardan korunmayı yaşamın uzatılmasını beden ve ruh sağlığı ile çalışma gücünün arttırılmasını sağlayan bir bilim ve sanattır” .

Tanım şunu ifade etmektedir. Sağlık tüm insanların dolayısıyla tüm toplumun ortak sorunudur. O halde sağlıklı bir toplum yaratmak için herkes üzerine düşen görevi yapmalıdır. Bu nedenle her çalışmada şunlar amaçlanmalıdır.

· Sağlığı etkileyen çevre etmenleri düzeltilmeli çevre sağlıklı hale getirilmelidir.

· Bireylere sağlık bilgisi verilmeli onları kendi ve başkalarının sağlıklarından sorumlu hale getirilmelidir.

· Bulaşıcı hastalıklar önlenmeli bunun için herkes kendi payına düşeni yapmalıdır.

· Hastalıklar erken olarak ortaya çıkarılmalı bireyler hastalıkların ilerlemesinden korunmalıdır.

· Sağlığın korunmasını, hastaların ve sakatların iyileştirilmesini iyileştirilemeyen hastaların kendi kendine yeterli hale gelmelerini sağlayacak sağlık teşkilatları kurulmalı ve en verimli şekilde işletilmelidir.

· Sosyal kültürel ve ekonomik çalışmalar bireylerin bu gününden ve yarınından emin olmalarını sağlamalıdır.

· Çalışmalar sonunda zamansız ölümler erken önlenmeli ve bireylerin yaşam süreleri uzatılmalı ve çalışma gücü arttırılmalıdır.

Sağlık hizmetleri yöneldiği hedeflere göre 3 gruba ayrılır.

1. Koruyucu sağlık hizmetleri

2. Tedavi edici sağlık hizmetleri

3. Rehabilitasyon hizmetleridir.

Koruyucu sağlık hizmetleri:

Kişileri hastalıklardan kazalardan sakatlıklardan koruyan hizmetlerdir. Bu amaç kişinin, ailenin ve toplumun sağlığını korumak ve geliştirmektir. Koruyucu sağlık hizmetlerine öncelik verilmesi gereken bir hizmettir. Salgın hastalıklardan korunmak bu yolla gerçekleşmektedir. Çocuk felci geçiren topal kalan bir çocuğu hiçbir hekim eski haline döndüremez. Şayet bu çocuk aşılanarak hastalıktan korunsa idi sakat kalmazdı. Örneğin BCG aşısı kişiyi veremden korur. Bu aşı yapılmadığı taktirde o kişi vereme yakalanabilir. Bu durumda kişilerin iyileştirilmesi çalışmaları aşı maliyetiyle kıyaslanamayacak kadar yüksek olur.

A-Kişiye yönelik hizmetler: Bu hizmetler hekim sağlık memuru, ebe, hemşire gibi bir çok sağlık personelinin yürüttüğü hizmetlerdir. Kişiye yönelik sağlık hizmetleri, bağışıklama , beslenmeyi düzeltme, erken tanı ve tedavi, ana-çocuk sağlığının korunması gibi ilaçla koruma, temizlik sağlık eğitimi gibi hizmetler oluşturur.

B- Çevreye yönelik hizmetler: Bu hizmetlerin amacı çevremizde insan sağlığını olumsuz yönde etkileyen biyolojik, kimyasal, ve fizik etmenleri yok ederek veya kişilerin etkilenmesini önleyerek olumlu hale getirmektir. Çevreye yönelik bu hizmetlere halk sağlığı hizmetleri denir. Bu hizmetler hekim kimyager, mühendis, veteriner vs. gibi meslek gruplarının iş birliğini gerektirir.

Koruyucu sağlık hizmetleri koruma basamaklarına göre de sınıflandırılır.

Birincil koruma: Kişilerin sağlığını korumaya ve çevreye yönelik sağlık hizmetleridir. Örneğin kişileri veremden aşılanarak koruma veya dışkının su ve besinlerle bulaşmasını önleyerek kişileri barsak hastalıklarından koruma gibi.

İkincil koruma: Hastalıkları belirti öncesi veya belirtilerin çok hafif olduğu dönemde lab.rönt. vs. tetkikler ile belirleyip koruma.

Üçüncül koruma: Hastaları hastalıklarının geri tepmesinden veya yinelemesinden koruma.

Tedavi edici sağlık hizmetleri

Hastalık belirtisi ortaya çıktıktan sonra verilen sağlık hizmetlerine “Tedavi edici sağlık hizmetleri “ denir.

Bu hizmetler 3 basamakta yapılmaktadır.

Birinci basamak tedavi hizmetleri: Kişilerin hastalık şikayeti ile ilk başvurdukları sağlık kuruluşlarında yada kendi evlerinde yapılan tedavi hizmetleridir.

İkinci basamak tedavi hizmetleri: Kişilerin hastalık yada şikayetleri birinci basamak tedavi hizmetleriyle giderilemeyecek durumda ise hastaneye sevk edilirler. Hastanede yapılan tedavi hizmetlerine ikinci basamak tedavi hizmetleri denir.

Üçüncü basamak tedavi hizmetleri: Hastalıkları nedeniyle hastaneye başvuran yada yatırılan hastalar burada tedavi edilemeyecek durumda iseler daha geniş ve nitelikli ekibin bulunduğu hastanelere sevk edilirler. Üniversite hastaneleri gibi özel bölümlerin bulunduğu ihtisas hastaneleridir. İhtisas hastanelerinde yapılan tedavi hizmetlerine üçüncü basamak tedavi hizmetleri denir.

Tedavi hizmetlerinde bu basamaklar kurulmaz ise ikinci veya üçüncü basamakta yığılmalar olur. Böylece üniversitelerdeki yığılmalar hizmet yükünü arttırarak etkinliklerini azaltır.

Rehabilitasyon hizmetleri

Koruyucu ve tedavi edici sağlık hizmetlerine rağmen sakatlanan ve iş gücünü kaybeden kişilere yapılan sağlık hizmetlerine Rehabilitasyon hizmetleri denir. Rehabilitasyon hizmetleri Hekim fizyoterapist, hemşire, sosyal çalışmacı, öğretmen gibi meslek sahipleri tarafından yürütülür.

SAĞLIK ÖLÇÜTLERİ

Sağlık sorunlarının saptanması ve öncelikli sağlık sorunlarının belirlenebilmesi sorunların çözümü çalışmaların planlanması ,programlanması ve değerlendirilmesi bakımından sağlık olaylarının sayısal ifadesine bağlıdır. Bu amaç ile elde edilen değerlere sağlık ölçütleri denir. Sorunların ve durumların saptanması için gerekli veriler istatistik kayıtlarından ve anket sonuçlarından elde edilir.

Sağlık ölçütlerinin bir kısmı ölüm olaylarını (Mortalite), bir kısmıda hastalıklarla olan (Morbidite) ile ilgili durumları belirtir.

Ölüm olayları ile ilgili olan ölçütler: Bu ölçütler bebek ölüm hızı, ana ölüm hızı ve beklenen yaşam süresidir.
Bebek ölüm hızı: İnsanoğlu en çok bebek yaşında çevresel faktörlere, bakıma ve hastalandığı zamanda tıbbi bakıma muhtaçtır. Bu nedenle bebek ölüm hızları ile ülke veya bölgenin sağlık düzeyleri ölçülür. Bebek ölüm hızının dünya ortalaması binde 85 tir. İsveç’te binde 7, Almanya’da binde 12, Irakta binde 80, Türkiye’ de 80 dir.

Ana ölüm hızı: Dünya sağlık teşkilatı gebelik , doğum ve loğusalık döneminde gebelik ve doğum nedeniyle meydana gelen ölümleri ana ölümleri olarak tanımlar.

Yaşa ve cinse özel ölüm hızı: Belirli yaş ve cinse özel bilgi vermesi nedeniyle önemli sağlık ölçütlerinden birisidir.

Beklenen yaşam süresi :Sağlık düzeyi konusunda en doğru fikir veren bir ölçüttür. Ortalama yaşam süresi İsveç’te 77, Almanya ‘da 73, Irak 57, Türkiye’de ise 65 yıldır.

Hastalıklar ile ilgili ölçütler:Bu ölçütler en çok görülen, en çok sakat bırakan ,en çok öldüren hastalıkları saptamaya ve değerlendirmeye yarar.

EGİTİM

İnsan ve Eğitim: Dünyaya gelen her insanın beslenme, çoğalma, korunma, gibi fizyolojik ihtiyaçları ile sevme

Sevilme, ait olma gibi sosyal ve p***olojik ihtiyaçları vardır. İnsan gelişmesi ve hayatını devam ettirebilmesi için çevresiyle ekolojik denge kurmaya çalışmış. İlk insan kuşkusuz beslenme ve korunma ihtiyaçlarını gidermek için çevresini incelemiş kendisine gerekli olan besin çeşitlerinin, onların kaynaklarını, yaşamasını kolaylaştıran yada güçleştiren olayları saptamış ve bunlar hakkında bilgiler oluşturmuştur.

İnsanların kendi öğrendiklerini başkalarına da öğretme çabalarına girişimleri ise eğitim denen sürecin ortaya çıkmasına neden olmuştur.

İnsanların kendi öğrendiklerini başkalarına da öğretme çabalarına girişimleri ise eğitim denilen sürecin ortaya çıkmasına neden olmuştur.

İlk insanların bilgileri çevreye ait bilgiler, doğal kuvvetlerin etkisiyle geliştirdikleri ve dinsel inanışlarıyla dünya hakkındaki felsefi düşüncelerden ibaretti.

M.Ö. 5-6 yy.da gerek Asya gerek Mezopotamya Nil vadisinde vadisin de gelişmiş uygarlıklarda üretilmiş olan dinsel inançlarla karışık bilgiler Eski Yunan’da felsefe içinde yer almıştır. Yunan filozofları daha da örgütlenerek yapılan araştırma ve çalışmalar ile M.S 3.yy da biyoloji, kimya, astronomi, matematik ve tıp alanında dikkate değer çalışmalar yapılmıştır.

Orta çağın sonlarına doğru 15. yy da Avrupa da gelişen rönesans dinde reform ve yunan filozofların bıraktığı yerden bilimsel çalışmaların yeniden başlaması sağlanmıştır. 17. ve 18.yy. da fen bilimleri ve sosyal bilimlerde ilerlemeler kaydedilmiş ve 18 .yy sonunda bunlar birbirinden bağımsız olarak ayrılmıştır.

Bu gün insan soyunun geliştirdiği bilim dalları dinden ve felsefeden ayrı fen bilimleri, sosyal ve beşeri bilimler, tıp ve sağlık olmak üzere 3 grupta incelenir.

Bu alanlarda gelişme kısacası eğitim insanın zihinsel yeteneklerinin gelişmesi ve içinde yaşadığı bilimsel ve teknolojik çevreye uyum sağlamasına yol açar.

Fen bilimleri, sosyal ve beşeri bilimlerin ve sağlık bilimlerinin gelişmesiyle toplum içinde bireylerin topluma yararlı bireyler olarak yetişmesini sağlar. Şüphe yok ki sağlık bilimleri ve tıp alanındaki eğitim diğer bilim alanlarındaki eğitimden çok daha önemlidir. Çünkü sağlık eğitimine önem verilmiyorsa diğer bilim alanlarında ne kadar çok eğitim görürse görsün sağlam ve sağlıklı olarak büyüyüp gelişemeyeceği için gerek fizyolojik gerekse p***o sosyal ihtiyaçlarını karşılayamayacak yani çevresiyle ekolojik denge kuramayacaktır. Bunun sonucu da kısa bir ömürden başka bir şey değildir.

Burada eğitim ekolojik çevre ile denge kurmada son derece önemlidir. Yaşamın kaçınılmaz gereğidir.

EĞİTİMİN TANIMI

Bu konuda çağlar boyunca çeşitli tanımlar yapılmıştır. Ülkemizde Ertürk tarih boyunca yapılan eğitim tanımlarını incelemiş onların ortak yönlerini bulmuş ve her devrede ve her koşula uyabilecek bir tanımı ortaya koymuştur. Ona göre eğitim “Bireyin davranışında kendi yaşantısı yoluyla ve kasıtlı olarak istenilen değişmeyi meydana getirme sürecidir”.

Eğitim uygulamaları

Eğitim deyince çoğu kez akla gelen “okulda eğitim” dir. Bu geçmişte sınırlı uygulamaların yarattığı yanlış bir değerlendirmedir. Okulda eğitim “ Örgün eğitim”, eğitim çalışmalarının bir alanıdır. Bunun yanında aynı ölçüde önemli okul dışı eğitim (Yaygın eğitim), halk eğitimi (Yetişkinler eğitimi) ve hizmet içi eğitimde vardır.

Örgün eğitim:Kişilerin yaşama katılmadan iş ve meslek kollarında çalışmaya başlamadan önce okul veya okul niteliği taşıyan yerlerde genel ve özel bilgiler bakımından yetişmelerini sağlamak amacıyla belli kurallara göre düzenlenen eğitimdir. İlk öğretim lise meslek okulu ,üniversite örgün eğitim veren kurumlardır.

Yaygın eğitim: Örgün eğitimden hiç yararlanmamış olanlara, gittikleri okuldan erken ayrılanlara, örgün eğitim kurumlarında okumakta olanlara yada mesleklerinde daha yeterli duruma gelmek isteyenlere okul dışında belli programa göre uygulanan eğitimdir. Okuma yazma eğitimi, bilgisayar, dil eğitimi açık öğretim fakültesi gibi yerler yaygın eğitim uygulamalarıdır.

Yetişkin eğitimi: Resmi yada özel kuruluşların yetişkinlere türlü alanlarda bilgi kazandırmak anlayışlarını geliştirmek ve davranışlarını değiştirmek amacıyla düzenleyip bir plan ve program çerçevesinde yürüttüğü eğitim çalışmalarını kapsar. Yetişkinlere sağlık hayvancılık el sanatları vs. gibi konularda halk eğitimi verilir. Yetişkin eğitimi yerine dilimizde halk eğitimi terimi de kullanılmaktadır.

Hizmet içi eğitim:Belirli bir iş ve meslek sahiplerinin hizmetteki verimliliği arttırmak amacıyla yapılan ek*** bilgi ve becerileri tamamlayıcı yeni gelişmeleri kazandırıcı bir eğitim uygulamasıdır Hekim, ebe, hemşire, sağlık memuru sağlık teknisyenleri zaman zaman belli bir program çerçevesinde hizmet içi eğitim görürler.

SAĞLIK EĞİTİMİ

Sağlık eğitiminin tanımı ve önemi: Sağlık eğitiminin temel amacı “Bireylerin sağlık anlayışlarını bilimsel tanımlara yaklaştırmak onlara kendi sağlıklarından ve başkalarının sağlıklarından sorumlu olabilecekleri davranışları kazandırmak sağlık hizmetlerine katılımları sağlamaktır”.

Dünya sağlık teşkilatı eksper komitesi sağlık eğitiminin tanımını şöyle yapmaktadır. “Sağlık eğitimi ; kişilere sağlıklı yaşam için alınması için gereken önlemleri benimsetmeye ve uygulamaya inandırmak kendilerine sunulan sağlık hizmetlerini doğru olarak kullandırmaya alıştırmak; sağlık kurumlarını ve çevrelerini iyileştirmek amacıyla birey olarak yada toplumca karar aldırmaktır.

Diğer bir tanımlama “Sağlık eğitimi yaşamın çeşitli bölümlerinde insan sağlığını olumlu yönde doğrudan etkileyen bilgi tutum ve uygulamalar bütünüdür”.

Bu uygulamalar kişiyi bedenen ve ruhen ve sosyal olarak tam bir iyilik halinde olmayı sağlamaktadır. Bu anlamda sağlık eğitimi kavramın kapsamı içine “Sağlık , insan ve eğitim “ girmektedir. İnsanların olumlu sağlık davranışları sağlıklı olmaya, olumsuz davranışlarda sağlıksızlığa yol açar. O halde sağlıklı olmanın sorumluluğu sadece sağlık görevlilerinin yanı sıra insanların kendileri de bu sorumluluğu taşımalıdır. Bu sorumluluk eğitim ile desteklenmelidir.

Örneği günümüzde ana babaların bilgi yetersizliği ve ek*** davranışlar yüzünden dünya genelinde bulaşıcı hastalıklardan ve ishalden ölen çocuk sayısı yılda 4 milyondur. Anne babalara eğitim yoluyla bağışıklama ve ishal tedavisi (Ağızdan sıvı verme tedavisi) uygulamalar konusunda davranış kazandırılması durumunda çocuk ölümlerinde yarı yarıya düşmeler gözlemlenecektir.

Sağlık hizmetleri toplumdaki her kişiye, yaşanılan her yerde ve zamanda verilmesi zorunluluğu vardır. Dolayısıyla diğer kamu hizmetlerinden ayrılır.

Bireylerin sağlık ve hastalık anlayışlarını olumlu yönde değiştirmek teknolojik imkanlardan yararlanır hale getirmek ve çevreyi sağlıklı bir şekilde düzenlemek ancak sağlık eğitimi ile olasıdır.

Uluslar arası sağlık sözleşmesinin öz sorumluluk ilkesinde olduğu gibi herkes kendi sağlığının değerini bilmeli kendi ve başkalarının sağlığından sorumlu olmalıdır.

Ülkemizde beş yıllık kalkınma planında da (1985-1989) “Sağlık personelinin eğitiminin yanı sıra halkın genel sağlık eğitiminin sağlanması ve geliştirilmesi “ ilke olarak belirtilmiştir.

Özet olarak bireylere sağlıklı yaşama bilgisini , tutumunu, davranışlarını ve alışkanlıklarını kazandırmayı amaçlayan sağlık eğitimi sağlıklı bir toplumun inşasında girişilecek her çabanın anahtarıdır.

SAĞLIK EĞİTİMİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ

İnsanlığın ilk gününden bu yana kişiler belirli problem , sorun veya hastalıkları gözlemlemişler dönemin teknolojisi ve bilgisi dahilinde bu sorunlara çözüm yolları üretmeye çalışmışlardır.

Büyük Türk hekimi İbni Sina bir eserinde “Eğer tozlar ve dumanlar olmasaydı insanoğlu bin sene yaşardı” demiştir.

Böylece çağımızın büyük derdini on asır önce gördüğünü öğrenmekteyiz.

Dinlerde sağlık ile ilgili bir takım kurallar koymuştur ve bunların alışkanlık haline gelmesini de emretmiştir. Tevrat da temizlik, yenecek hayvanların kesimi , bulaşıcı hastalıklardan korunma, sünnet, çöplerin imhası su ve gıda maddelerinin kontrolü gibi konularda eğitici hükümler mevcuttur.

İslam dinide kişisel temizliğe önem vermiş, kişisel temizliğin sağlık üzerinde etkilerini ortaya koymuştur. Abdest almak, p***o sosyal hayatın düzenini sağlamak amacıyla alkolün yasaklanması yine zekat fitre gibi sosyal yardımlaşmada önemli hükümler getirilmiştir.

Tarihte sağlık eğitimi çalışmasıyla ün yapan kuruluş “Palermo tıp okuludur” . Bu okul 1414 yılında İtalya da ilk defa şiirle sağlık kurallarını anlatan bir kitap yayınlamıştır. Günümüzde geçerliliğini koruyan bilgilere sahiptir.

Sağlık hizmetlerinde sağlık eğitiminin bir disiplin olarak ele alınması 19. ve 20. yy larda hastalıkların keşfi ile ve hastalıklardan korunma yöntemlerindeki hızlı gelişme ile başlar . Gelişmeler sonucu elde edilmiş bilgi birikimlerinin kitlelere aktarılması ve bir çok ülkede sağlık eğitimine önem verilmesi ile gerçekleşmiştir.

Ziyaretçi hemşireliğin kurucusu olan Florance Nightingale in hemşirelere ev ziyaretleri yaptırarak annelerin eğitilmesini sağlaması sağlık eğitimi için önemli bir adımdır.

Ülkemizde sağlık eğitimine destek vermiş, ülkeler arası platformda yerini almıştır. Almata da ki sözleşmede yer almış, 1930 da çıkan 1598 sayılı Umumi Hıfzısıhha kanununun (Genel sağlık yasası) 281. maddesi şöyledir. Bütün okullarda en son bilimi içeren sağlık koruma dersinin okutulması zorunludur. Bu derslerin programları Milli eğitim ve Sağlık bakanlığı tarafından ortaklaşa belirlenmelidir. Aynı kanunun 280. maddesi de Sağlık ve Sosyal yardım bakanlığı bulaşıcı ve salgın hastalıklardan korunma, çocuk büyütme ve sağlıklı koşullarda yaşama gibi sağlık konularında halkı aydınlatmak için kitap, levha, brosür vb. gibi yayınları ücretsiz olarak dağıtır, filmler gösterir, konferanslar verir denilmektedir. 61 Yıl önce Atatürk ‘ ün sağlık eğitimine verdiği önemi vurgulamaktadır.

1936 Yılında kurulan Hıfzısıhha okulu (Halk sağlığı okulu ) sağlık eğitimi çalışmalarına kaynaklık yapmış ve çalışmaların ülke geneline yayılmasında etkili olmuştur.

Ayrıca “Gevher Nesibe Sağlık Eğitim Enstitüleri “ sağlık eğitimi çalışmalarının ülkemiz çapında yayılmasına önemli katkıları bulunmuştur.

Günümüzde okullaşma oranının gün geçtikçe yüksek seviyeye ulaşması sağlık eğitimi açısından büyük avantajlar sağlamıştır. Kitle iletişim yayın teknolojisindeki ilerlemeler de bu olguyu desteklemektedir.

Sağlık eğitiminin temel amaçları

İnsan sağlığında meydana gelecek olan ilerlemeler sağlık bilimlerindeki gelişmelerin yanı sıra insanların bu gelişmeler doğrultusunda biçimlerini değiştirmelerine bağlıdır. Bu değişmeyi yaşam biçimi haline dönüştürmeyi hedefleyen sağlık eğitiminin temel amaçlarını Dünya Sağlık Teşkilatı 3 maddede toplamıştır.

· Sağlığın değerini bireylere ve topluma anlatmak, inandırmak.

· Bireyleri ve toplumu sağlık sorunlarını kendi kendine çözmeye alıştırmak.

· Bireyleri ve toplumu sağlık kuruluşlarından azami ölçüde faydalandırmaya alıştırmak.

SAĞLIK EĞİTİMİ KONULARI
Sağlık eğitiminde konu seçimi:

Sağlık eğitiminde hangi konuların seçileceği hangi konulara öncelik verileceği sağlığın korunması ve geliştirilmesi için duyulan ihtiyaçlara göre belirlenir.

İhtiyaç kelimesi bireyin mevcut davranışları ile istendik davranışlar arasındaki farka işaret eder. Bireylerin ve toplumun sağlığını koruyabilmek için sağlık hizmetlerini en verimli şekilde sunabilmek için nelere ihtiyaç vardır sorusu “istenilen durumu” istenilen bu durumların birey ve toplumda ne oranda var olduğu ise bireylerin ve toplumun sağlık alanındaki “ihtiyaçlarıdır” ki bu ihtiyaçların her biri sağlık eğitiminin konusudur.

ÖNEMLİ SAĞLIK EĞİTİMİ KONULARINA GENEL BAKIŞ

A) Kişisel sağlık eğitimi

Kişisel hijyen: Hijyen sağlıklı yaşama koşullarını inceleyen ve belirleyen bilimdir. Kişisel hijyen denilince “bireyin bir günlük yaşamı içinde uygulaması gereken sağlık davranışları ifade edilir. Bu davranışlar vücudu tanıma, temizlik kurallarına uyma güvenli ve yeterli dengeli beslenme, düzenli tuvalete gitme, temiz ve mevsime göre giyinme, yeterli uyku ve yeterli dinlenme egzersiz yapma ve boş zamanları değerlendirme alışkanlıklarıdır.

Bu konuda bireylere ve topluma aşağıdaki mesajlar verilmelidir.

· Her insan vücudunu tanımalı, hücre doku ve organların yapısını ve işlevini öğrenmelidir.

· Mikrop parazit, ve kimyasal maddelerin olumsuz etkisinden korunmak için eller sık sık yıkanmalı, dişler fırçalanmalı tuvalet sonrası eller yıkanmalı kap ve bardaklardan bulaşık deterjanları bol su ile arındırılmalıdır.

· Yeterli ve dengeli beslenilmelidir. Hastalıklardan korunmak büyüyüp gelişmek için yeterli derecede protein karbonhidrat yağ, mineral vb. alınması gerekir.

· Temiz olmayan kimyasal katkılı yiyeceklerden kaçınılmalıdır.

· Bol miktarda temiz su içilmeli, temiz hava solunmalı ve güneşten yararlanılmalıdır.

· Mevsimlere uygun elbise ve ayakkabı giyilmelidir.

· Beden ve ruh sağlığı için yeterince uyumalı ve dinlenmelidir.

· Beden ve ruh sağlığı için her gün düzenli egzersiz yapmalı boş zamanlarda okumalı ve sanatsal faaliyetlerde bulunulmalıdır.

· Stresten ve gergin yaşamdan uzak durulmalıdır.

· Belli aralıklarla düzenli sağlık kontrolleri yapılmalıdır.

Sanitasyon:

Sağlığın korunması ve geliştirilmesi için yaşanılan çevreninde sağlıklı olması gerekir. Çevre sağlığına sanitasyon denir. Sağlıklı bir çevre sadece insanlar için değil canlı cansız tüm doğal kaynakların korunması için de gereklidir. Ancak hızlı kentleşme, artan nüfus, atıklar havayı, suyu, toprağı, denizleri ve gölleri nehirleri kirletmektedir. Çevre kirliliği sağlığa olumsuz yönde etki etmektedir.

Çevre kirliliğinden kaynaklanan hastalıkların önlenmesi için bireylere ve topluma aşağıdaki mesajlar verilmelidir.

· Yaşadığımız çevre hepimizin yaşam ve sağlığı içindir. Su, toprak, hava, yediğimiz besinler hepimiz içindir.

· Zararlı kimyasal ve endüstriyel atıklarla hormonlu bitkilerle egzoz gazları, fabrika bacalarıyla mikrop üreten çöplerle sağlığımızı nasıl koruyabiliriz ? Kirlenmiş hava, su, ve besinlerle hücrelerimizi nasıl temiz tutabiliriz, kanser gibi ölümcül hastalıklardan nasıl korunabiliriz?

· Hepimizin sağlığı için hepimize ait olan çevreyi korumalıyız gereken duyarlılığı gösterip önlem almalıyız.

· Çevre sağlığı koruma önlemleri için ulusça ve diğer uluslarla birlikte çalışmalıyız.

B) Ağız ve diş sağlığı eğitimi

Dişlerin sağlıklı olması beden sağlığının bir parçasıdır. Yemeklerden sonra dişlerin temizlenmemesi diş sağlığını bozar. Temizlenmeyen dişler çürüyerek ağrıya hastalıklara ve ağızda kokuya neden olur.

Diş çürümeleri, temizlenmeyen ağızdaki bakterilerin etkisiyle oluşan dişlerdeki çürümelerdir. Diş eti hastalıkları diş etinin iltihaplanmasıdır. Bu durumda diş etleri kolayca kanar .

Diş çürümeleri tedavi edilmezse çeşitli hastalıklara yol açabilir. Eklem romatizması, kalp böbrek sindirim sistemi hastalıklarına yol açar.

Dişlerdeki renk bozukluklarının sebebi sigara kullanımı, temiz kullanmama ve flor ek***liğidir. Bu nedenle ağız ve diş sağlığının korunabilmesi için halkın aşağıdaki mesajları bilmesi gerekir.

· Diş fırçalama alışkanlığı çocukluk döneminde kazandırılmalı ve fırçalama tekniği öğretilmelidir.

· Yemeklerden sonra dişler fırçalanmalı diş çürümeleri ve diş eti hastalıkları önlenmelidir.

· Mineralden zengin besinler yenilmesi asitli besinlerin tüketilmemesi ile dişlerin sağlığı korunmalıdır.

· Sık gebeliklere meydan verilmeyerek diş sağlığı korunur.

· Diş çürüklerinin erken tanı ve tedavisi ile ikincil hastalıklar önlenir.

C )Ana çocuk sağlığı aile planlaması eğitimi
Toplumun büyük çoğunluğu ana baba ve çocuklardan oluşur. Bu yüzden eğitimi son derece önemlidir.

Ana sağlığı eğitimi: Dünyada her gün 1000 den fazla kadın gebelik ve doğum ile ilgili çeşitli sebeplerden ölmektedir. Ana sağlığının korunması ve gereksiz ana ölümlerinin önlenmesi için sağlık eğitimi mesajları şunlar olmalıdır.

· Gebelik sırasında düzenli kontroller için en yakın sağlık görevlisine gitmekle, gebelik ve doğum ile ilgili oluşabilecek tehlikeler çok büyük ölçüde azaltılabilir.

· Her doğum eğitilmiş bir sağlık personeli tarafından yaptırılmalıdır.

· Gebelik ve doğum sırasında olabilecek tehlikeleri azaltmak için ailelerin tehlike işaretlerini iyi bilmesi gerekir. Bunlar gebenin normalden az veya kilolu oluşu , göz kapaklarının soluk oluşu, kollarda bacaklarda yüzde şişme, kanama şiddetli baş ağrısı ve kusma vb. sayılabilir.

· Gebelik süresince tüm kadınlar daha iyi beslenmeli ve dinlenmelidir. Gebelik süresince 10-12 kg. alınmalıdır.

· Doğumlar arası süreyi en az iki yıl tutmak 18 yaşın altı ve 35 yaşın üstü doğumlardan kaçınmak .

· Çocukluk ve ergenlikte iyi beslenen kızlar gebelik ve doğum sırasında daha az sorunla karşılaşır.

· Gebelik döneminde tüm kadınlar tetanos a karşı aşılanmalıdır.

· Gebelik döneminde sigara alkol ve kafein alınmamalı gelişigüzel ilaç kullanılmamalıdır.

Çocuk sağlığı eğitimi
Beslenme yetersizliği bulaşıcı hastalıklar kazalar gibi nedenlerle gereksiz çocuk ölümleri oluşmakta yada gelişim bozuklukları ile sakatlıklar görülmektedir. Anne sütü ile beslenme, ağızdan ishal tedavisi büyümenin izlenmesi, aşılamanın önemi ve çocuk bakımı gibi konularda yeterli bilgi ve davranışa sahip olmalarıyla çocuk sağlığını korumak mümkündür.

Anne ve babalara 4 ana mesaj mutlaka verilmelidir.

· Çocuklar doğumdan itibaren 1 yasına kadar ayda bir 1 yaşından 3 yaşına kadar iki ayda bir tartılmalı , boy ölçülmeli aradaki fark gelişimde aksayan noktalara ışık tutması açısından son derece önemlidir.

· Çocuk 4 veya 6 aylık iken anne sütü ile beslenmelidir.

· 4 veya 6. aydan sonra anne sütünün yanında ek gıdalara başlanmalıdır.

· Sütten kesildikten sonra günde iki bardak süt içmelidir.

· Çocuklara normal öğünlere geçtikten sonra demir bakımından zengin gıdalar verilmelidir.

· Guatr sık görülen yerlerde çocuğu bu hastalıktan korumak için iyotlu tuz yedirilmelidir.

· Bir hastalığın ardından çocuğu eski sağlığına kavuşturmak için çocuğa fazladan öğünler verilmelidir.

· Çocuklarla konuşmak oynamak ve ona sevgi göstermek fiziksel ve ruhsal gelişme için gereklidir.

· Bulaşıcı hastalıklardan korunmak için çocuklar düzenli bir şekilde aşılanmalıdır.

Aile planlaması eğitimi
Gebelikler arasındaki sürenin ayarlanmasının anne ve çocukların daha sağlıklı olmasında ne kadar önemli rol oynadığı çoğunlukla bilinmez, çok sayıda veya sık aralıkla yapılan doğumlar yada belirli yaşın üzerindeki ve altındaki doğumların dünyadaki toplam bebek ölümlerinin yaklaşık üçte birinin nedeni olmaktadır.

Oysa bu konudaki temel sağlık mesajları bilinir ve uygulanırsa dünyada her üç milyondan fazla çocuğun ve yüz binlerce kadının ölmesi önlenebilir.

· Aile planlaması ana ve çocuk sağlığını koruyan ailelerin sosyo ekonomik gelişmesini sağlayan yöntemler bütünüdür.

· Aile planlaması gençlere ana baba adaylarına gebelikten korunma yöntemlerini öğretir.

· 18 yaşından önce ve 35 yaşından sonraki gebeliklerde tehlikeler artmaktadır anne ve çocuk sağlığı açısından . Bu nedenle korunma yöntemleri bu durum önlenmelidir.

· Doğumlar arası geçen süre iki yıldan az olmamalıdır. Korunma yöntemleri ile bu zaman aralığı denetim altında tutulmalıdır.

· Dört veya daha fazla gebelik doğum sırasında tehlikeleri arttırdığından planlama ile bu düzenlenmelidir.

· Aile planlaması eşlere çocuk yapmak istedikleri veya istemediklerinde yol gösterir.

· Aile planlaması yöntemleriyle ana babalara bakabilecekleri sağlıklı olarak yetiştirebilecekleri ve sevecekleri kadar çocuk sahibi olabilme şansları olduğu anlatılmalıdır.

D)Hastalıklardan Korunma Eğitimi
Hastalıklardan korunmak için insanların bir yaşam tarzı olarak benimseyeceği ve uygulayabileceği pek çok davranış vardır. Bu davranışlar uygulandığı taktirde sağlığı bozucu etmenlerin etkisi en aza azaltılmış olur.

Hastalıklardan korunma eğitiminde şu noktalara değinilmelidir.

· Kendinize değer veriniz: Kendinize vereceğiniz değer yaşamınıza ve sağlığınıza göstereceğiniz saygıdır. Daha genç ve sağlıklı olmak mutluluk ve huzur getirir. Hastalıklar ile hızlı yaşlanma insanda bedensel, sosyal ve ekonomik zorluk getirir. Gereksiz hastalıklar ve ölümler ile sevdiklerinizi ne denli üzeceğinizi düşünün.

· Kişisel hijyene dikkat ediniz: Kişisel hijyen koşullarına uygun davranışlar sizi hastalıklardan korur. Yemeklerden önce ve sonra,tuvaletten çıktıktan sonra mutlaka eller yıkanmalıdır. Günlük olarak duş alınıp, dişler fırçalanıp tıraş olunmalıdır. Beslenmede temiz gıdaları ve suyu tercih etmelidir.

· Düzenli Egzersiz Yapınız:Günlük olarak yapılan egzersiz sizi hastalıklardan korur ve sağlığınızı geliştirir. Şişmanlığı ve aşırı kiloyu önler, kan basıncını ayarlar, kollesterolü ve şekeri düşürür kalp ve damar hastalıklarından korur. Kemik ve kasların güçlü olmasını sağlar. Ruhsal olarak dinlenmenizi sağlar.

· Yeterli ve düzenli uyuyunuz: Yeterli ve kaliteli uyku sizi çeşitli hastalıklardan korur. Yorgunluk maddelerinin vücuttan atılmasını sağlar. Direnci arttırır ve bağışıklık sistemini geliştirir. Beyin ve sinirleri dinlendirerek stres ve gerginliklerinizi giderir.

· Stres ve gergin bir yaşamdan kaçınınız: Stres fiziksel, zihinsel ve duygusal zorlanmaya karşı vücudun sinirsel ve hormonal reaksiyonudur. Tehlike ve zorlanmalara karşı vücutta dolaşım artar ve adrenalin daha fazla salgılanır. Bu hormon aynı zamanda stres kaynağı ile mücadele etme enerjisi verir. Strese bağlı hipertansiyon, kalp ve damar hastalıklarına ve enfeksiyonlara kolaylıkla yakalanılabilinir. Uykunuzu kaçırır ve buna bağlı olarak yorgunluğunuz artar, vücut direnci düşer. Ruhsal durumu bozar ve çevreye uyumu zorlaştırır.

· Dengeli ve dingin bir ruh halini tercih ediniz: Fiziki ve sosyal çevredeki zorlanmalara karşı beden ve ruh sağlığını korumak için dengeli yaşam tercih ediniz. Sakinliği ve olumlu düşünceyi ilke sayan bir yaşam tarzı benimseyiniz.

· Sağlıklı besleniniz :Sağlığın temeli yeterli ve dengeli beslenmektir. Vücudumuzu hastalıklara ve dış etkilere karşı koruyabilmek için yeterli ve dengeli beslenmelidir. Tek yönlü beslenmenin tek başına vücudumuzun gereksinim duyduğu tüm maddeleri sağlayamayacağını aklınızdan çıkarmayın. Dengeli beslenmek için sebzeler, meyveler, tahıllar protein kaynaklı besinler balık ve kümes hayvanlarını tercih ediniz. Yağlı ve kızartılmış besinler ile şekerli yiyeceklerden kaçınınız.

Hastalıklardan korunmak için besinlerin temizlenmesi ve pişirme metotlarını da bilmek gerekir.

· Sağlıklı bir çevrede yaşayınız: Yaşadığınız evin çalıştığınız iş yeri boş zamanlarınızı değerlendirdiğiniz ortamların fiziki biyolojik ve sosyal koşulları sağlığı etkiler. Kötü koşullar sağlığınızı bozar. Yaşadığınız evin suyunu, ısınmasını,aydınlatmasını, güneşlenmesini ve havalanmasını, temizliğini rutubetini sağlık koşullarını uygun hale getiriniz. İş yerinizde çalışma koşulları ve meslek ile ilgili kazaya sebebiyet verecek olaylarda tedbir alınız, ilk yardım kurallarını öğreniniz. Boş zamanlarınızda havasız gerilimli ortamlardan ziyade temiz açık havalı, düzenli, zevkli arkadaşlık ilişkilerinin iyi olduğu yerleri tercih ediniz. Ailenizde iş yerinizde ve çevrenizde insanlarla sevgiye, saygıya, hoşgörüye, dürüstlüğe ve güvene dayalı ilişkiler kurunuz.

· Sigara alkol gibi zararlı alışkanlıklardan uzak durunuz:Sigara ve alkol pek çok hastalığa davet çıkaran zararlı alışkanlıklardandır. Sigara genetik değişmelere yol açabilecek zararlı kimyasal maddeler içerir. Damar setliği ve kansere,solunum ve kalp damar sistemi hastalıklarına neden olur. Sigara kurşun, polonyum,arsenik gibi ağır metaller içerir bu da hücre metabolizmasında zehirlenmelere yol açar. Bu nedenle vücut direnci azalır ve bağışıklık sistemi zayıflar. Sigara kanın oksijen taşıma gücünü düşürür. Hücrelere daha az oksijen gider. Alkol ve uyuşturucu beden ve ruh sağlığını bozar ve sosyal hayatta çöküntülere neden olur.

· Bağışıklığınızı güçlendiriniz:İnsanların bağışıklığının azalması sonucu daha kolay hastalıklara yakalanabilir. Yaşlandıkça bağışıklık sistemi kontrol edilmeli ilaç ve vitamin ile desteklenmelidir. Yeterli uyku ve dinlenme sağlanmalıdır.

· Aşılarınızı düzenli yaptırınız: Aşılanmakla pek çok bulaşıcı hastalıktan korunmak mümkündür. Çocuk aşılarını mutlak surette düzenli yaptırınız. Yetişkin olarak tetanos, hepatit verem ve grip gibi hastalıklara karşı aşılanınız. Aşıların sağlık bakanlığı tarafından ücretsiz olarak uygulandığını biliniz.

· Bulaşıcı hastalığı olanlardan uzak durunuz: Bulaşıcı hastalıklar temas ile sağlam kişilere de geçeceği için bunların kaynağından uzak durun.

· Sağlık kontrollerinizi sağlam iken yaptırın: Hastalıklardan ve hastalıkların ilerlemesinden korunmanız ve kendinizi sağlam hissettiğiniz dönemde yaptıracağınız sağlık kontrollerine bağlıdır. Bu kontroller ön haberci olmakta ve kişilere önlem alma şansı vermektedir. Düzenli çekap yaptırmak, kalp krizi ve felçten korunmak için EKG, eforlu EKG çektirmek gerekir.

· Mutluluğu iyi algılayınız ve uygulayınız: Beden ve ruh sağlığı için öfkenizi ve kızgınlıklarınızı kontrol etmeyi öğreniniz. Tek düze bir yaşamdan kaçınınız. Öğreniniz,üretiniz,fikirlerinizi not alıp paylaşınız hataları gözden geçiriniz ve tekrarlamayınız.

DOĞAL FELAKETLERDE SAĞLIK EĞİTİMİ
Deprem sel baskını heyelan çığ düşmesi gibi ani olarak gelişen felaketler büyük ölçüde can ve mal kaybına yaralanmalara yol açabilir. Kurtulanlara yeni düzenin sağlanması ve çevrenin bozulması nedeniyle sağlı sorunlarıyla karşı karşıya gelebilirler. Doğal felaketler karşısında acil yardım ve kurtarma hizmetleri sivil toplum örgütleri yardımcı olmaya çalışır. Fakat bu verilen hizmetler bazen yeterli ölçüde olmayabilir. O yüzden bu felaketlerin olumsuz etkilerinden korunmak için bazı davranışların kişilere kazandırılması gerekir.

· Doğal felaketlerin olumsuz etkileri mühendislik hizmetleri ile önceden en aza indirilmeli bunun için toplumsal bir otokontrol sağlanmalıdır.

· İnsanlara doğal felaketlerin olumsuz etkilerinden nasıl korunacağı veya zarar verici etkilerinden kurtulma yöntemleri öğretilmeli .

· Felaket sonrası devletin gönüllü kuruluşlarının ve sektörlerin verdiği hizmetlerden yararlanma yolları önceden öğretilmelidir.

NÜKLEER KAZALAR VE SAVAŞ DURUMUNDA SAĞLIK EĞİTİMİ

Nükleer kazalar ve savaş insan sağlığı için çok büyük tehlikelerdir. Bu tür kaza ve savaşlarda yüz binlerce kişi ölmekte milyonlarca insanın sağlığı tehlikeye girmektedir. İkinci dünya savaşında atılan atom bombası 60.000 kişinin ölümüne 60.000 kişinin de yaralanmasına yol açmıştır. Aynı şekilde nükleer enerji elde etmek amacıyla kurulan tesislerdeki kaza ve patlamalar sonucu insan sağlığı tehlikeye girmektedir. 1985 yılındaki Çernobil kazası olarak bilinen nükleer patlamanın yarattığı sağlık sorunları geniş bir bölgeyi etkilemiştir.

Nükleer serpinti hava ve rüzgarın etkisiyle çok geniş alanlara yayılmakla beraber yayıldığı alanlarda toprak su ve gıda kirliliği yaratarak hastalıkların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Bu nedenle nükleer tehlikelere karşı kişiler bilinçlendirilmelidir.

A) Nükleer tehlikeye karsı duyarlı toplum oluşturulmalıdır.

· Nükleer savaşa karşı çıkılmalı ve nükleer silahlanmaya tüm insanlar karşı çıkmalıdır.

· Nükleer enerji insanlar için kullanılmakla beraber herhangi bir kaza riski nedeniyle bu tür tesislerin kurulmasına karşı çıkılmalıdır.

B) Nükleer patlamalara karşı alınacak önlemler ve korunma yolları kişilere öğretilmelidir.

· Radyoaktif ışınlar vücudu delerek geçer ve hücrelerde lezyonlara sebebiyet verir. Bu nedenle savaş öncesi radyasyon geçirmeyen kurşun plak döşenmiş sığınaklar hazırlanmalıdır.

· Mümkünse radyasyon geçirmeyen koruyucu elbise ve maskeler giyilmelidir.

· Toprak hendekler taş, kaya, beton bloklar arasında saklanmakta korunmada önemlidir.

· Büyük kentler sanayi şehirleri nükleer savaşın öncelikli hedefidir. Bu nedenle nükleer savaş anında böyle yerleşim yerleri boşaltılmalıdır.

· İlk yardım ve sivil savunma hizmetleri konusunda halk bilinçlendirilmelidir.

C) İnsanlara nükleer serpinti etkilerinden korunma davranışları kazandırılmalıdır.

· Saklanma esnasında sığınaklara yüzükoyun yatılmalı ayaklar serpinti yönüne doğru olmalıdır.

· Radyasyonlu bölgede sık banyo yapılmalı elbiseler değiştirilmelidir.

· Sığınaklarda radyo bulundurulmalı olağanüstü yönetimin radyoda yayınladığı talimatlara göre davranışlarda bulunmalıdır.

· Nükleer patlamadan sonra bölge hemen terk edilmeli ve serpintinin görülmediği yerlere gidilmelidir.

· İlk yardım ve sivil savunma hizmetlerine herkesin katılımı sağlanmalıdır.

· Radyasyona maruz kalmış olan bölgede hizmet yapmış kişiler belli aralıklar ile sağlık kontrollerinden geçirilmeli ve hematolojik tahliller uygulanmalıdır.

· Su güvenliği sağlandıktan sonra tüm besinler iyice yıkandıktan sonra tüketilmelidir.

KÖTÜ ALIŞKANLIKLARDAN KORUNMADA SAĞLIK EĞİTİMİ

Sigara başta olmak üzere alkol,esrar, afyon, eroin, gibi uyuşturucular sağlığa zarar verici maddelerdir. Çocukluk ve gençlik dönemlerinde özenme, büyükleri taklit etme bende yapabilirim eğilimleri ile başlayan bu maddelerin kullanımı kişilerde bedensel ve ruhsal bağımlılık yaratmakta ve böylece vazgeçilmesi zor bir alışkanlığa dönmektedir. Bu tür maddeler başlangıçta hoşlanma ile başlayıp büyük sağlık sorunları yaratmaktadır. Zararlı madde bağımlılığı çok sayıda insanın hastalanmasına ve ölümüne neden olan sosyal bir hastalıktır. Zararlı madde alışkanlıklarından korunmak ve kurtarmak için kişilere şu mesajlar verilmelidir.

· Zararlı alışkanlık maddeleri insan vücudunun temel bir ihtiyacı değildir.

· İnsanlara özellikle çocuklara bunların etkileri anlatılmalıdır.

· Madde bağımlılıklarının sosyal ve ekonomik zararları topluma tanıtılmalıdır.

· Sağlıkla ilgili zararları topluma tanıtılmalıdır.

· Bağımlılıktan kurtulma yöntemleri kişilere öğretilmelidir.

· Sigara bağımlılığından kurtulanların tekrar eski sağlığına kavuşacağı vurgulanmalıdır.

GELİŞEN TEKNOLOJİ İLE ORTAYA ÇIKAN HASYALIKLARLA İLGİLİ SAĞLIK EĞİTİMİ

Son çeyrek yy da bilim ve teknoloji hızla gelişmiş ve bu durum tüm dünyayı etkilemiştir. Geçen yüzyılın ilk yarısında sağlık sorunu olarak salgın hastalıklar öndeyken bu sorun önemli ölçüde çözümlenmiş ancak son yıllarda kalp ve damar hastalıkları, kanser, Aids, ve kazalar gibi yeni sağlık sorunları artmıştır.

Günümüzde insanlar teknolojinin ürettiği asansörü arabayı kullanarak yeterince yürümemekte televizyon ve bilgisayar başında saatlerce oturarak durağan bir yaşam sürdürmekte genellikle sanayinin katkılı ürünlerini yemekte ve içmekte mektup yerine telefonu kullanarak daha az düşünmekte ve böylece kalp damar hastalıkları, ruh hastalıkları kanser ve çevre sağlığı sorunları, kazalar Aids gibi sağlık sorunları ön plana çıkmaktadır.

Ortaya çıkan bu sorunlara yine teknoloji çözüm aramakta bulduğu çözümleri ise insanlara sağlık eğitimi ile tanıtmaktadır.

1. Kalp ve damar hastalıklarından korunma eğitimi: Kalp ve damar hastalıkları günümüz sorunlarının önemlilerinden biridir. İnsanların dikkatsizliği yanlış alışkanlıkları nedeniyle kalp ve damar hastalıkları ortaya çıkmakta kalp krizleri ve erken ölümlere sebebiyet vermektedir. Oysa bu konuda olumlu davranışlar kazandırmak ile ani ve erken ölümleri önlemek mümkündür.

Bunun için

Sigara uyuşturucu gibi zararlı alışkanlıklarda stresli yaşamdan, yağ, şeker, un, tuz gibi kilo aldırıcı besinlerden, margarin kırmızı et gibi kolesterol yükseltici besinlerden , enerjinin az tüketildiği hareketsiz ve durgun bir yaşamdan sakınmalıdır. Günlük spor ve egzersiz yapılmalıdır. Yeterli ve dengeli beslenmeli , yeterli uyku ve dinlenme çevreye uyum sağlanmalıdır. Bu hastalıkları önlemek için 35-40 yaşın üstünde en az 6 ayda bir şeker, kolesterol, trigliserit, lipit gibi göstergeler ile sık sık tansiyon ölçülmelidir. Belirli aralıklarda kalp grafisi çektirmekte son derece önemlidir.

2. Kanserden korunma eğitimi: Günümüzde yaygın olarak görülen ve tedavisi belirli oranda yapılabilen ölümcül olan kanseri önlemek için kişilerin benimsemesi gereken davranışlar vardır.

Sigara içilmemeli, aşırı güneşe maruz kalınmamalıdır. Yağlı ve kızarmış yiyeceklerden kaçınmalıdır. Alkolden uzak durulmalı, yiyecekler nemli ortamlardan uzak tutulmalıdır. Aşırı stres ve yorgunluktan kaçınmalı kimyasal katkılı yiyecek ve içeceklerden kaçınılmalıdır. Hormonlu sebze ve meyve tüketilmemeli sebze ve meyveler iyice yıkandıktan sonra tüketilmelidir. Bol posalı yiyecekler tüketilmeli . Radyasyon ve kimyasal madde ortamlı iş yerlerinde maske ve özel elbise giyilmelidir. Deterjanlar bol su ile arındırılmalıdır.

Kanser değil muayene ve kontrollerde geç kalmaktan korkulmalıdır. Aşağıdaki işaret ve bulgular ihmal edilmemelidir.

Kapanmayan yaralar, yutkunma ve sindirim bozuklukları, ses kısıklığı sebepsiz öksürük, ben ve siillerin renk ve şekil değişikliği ciltte oluşan benekler , belirli yerlerde şişkinlikler, vücudun herhangi bir yerinden gelen akıntı ve kanamalar büyük ve küçük abdest teki normal dışı değişiklikler erken tanı için son derece önemlidir. Bunun için yılda en az bir kere doktora gitmeli bayanlar 45 yaş üzeri yılda en az bir kere mamografi çektirmeli yılda bir kez PAP smear ( rahim ağzı hücre)

Muayenesi yaptırmalı,erkekler 60 yaşın üstü prostat muayenesi yaptırmalı, özellikle sigara içenler yılda bir kez akciğer filmi çektirmelidir.

3. Aids ten korunma eğitimi: Aids (Kazanılmış bağışıklık yetersizliği sendromu) tüm dünyayı ilgilendiren yeni bir sağlık sorunudur. Her ülke bu hastalığın tehdidi altında olup dünyada sayıları 10 milyon civarında insana Aids virüsü geçtiği sanılmaktadır. Henüz bilinen çaresi yoktur. Tek çaresi toplumun eğitilmesidir. Bu konuda ;

Aids cinsel temas ve kan yoluyla geçer, ayrıca hastalığı taşıyan gebe kadınların çocukları da taşıyıcı olur. Cinsel temasla bulaşmayı önlemek için birden fazla kişiyle ilişkiden, eşcinsel ilişkiden kaçınmak ve eğer hastalığa yakalanmak konusunda bir şüphe varsa kondom kullanmak gerekir. Kullanılacak enjektör ve iğnelerin bir kez kullanıldığından emin olmak gerekir. Kan nakilleri Eliza testi yaptırdıktan sonra gerçekleştirilmelidir. Ailelere çocuklara özellikle gençlere Aids e yakalanmaktan nasıl korunacakları öğretilmelidir.

4. Kazalardan korunma ve ilk yardım: Kazalar günümüzün önemli sağlık sorunlarından birisidir. Gelişen teknoloji ve sanayileşme kent yaşamı trafik sorunları kaza riskini arttırmıştır. Buna bağlı olarak kazalar yaralanmalar , sakatlanmalar ve ölüm artmıştır. Trafik kazaları, ev kazaları, iş kazaları, sokak kazaları, tarım kazaları vb. kazalar toplumsal bir sağlık sorunudur. Artan nüfus, motorlu taşıtlardaki artış elektrikli aletlerin çoğalması iş yerlerinde makine kullanımı artması gibi nedenlerle ortaya çıkan kazalar önemli sağlık sorunlarındandır. Bunlardan korunmak için ;

· Kazalar önlenebilir bir sorundur. Kişilerden öz sorumluluk bilinçli ve dikkatli davranış ister.

· Kazalar bir kader işi alınyazısı değildir, basit önlemler alındığı taktirde kazaya bağlı sakatlıklar ve ölümler önlenebilir.

· Kazalardan korunma önlemleri arttırıp güvenli bir biçimde yaşamaya çalışmalıyız.

Örneğin çocuk kazalarında şu önlemler alınmalıdır.

Zehirli maddeler ve ilaçlar çocukların ulaşamayacağı yerlere konulmalıdır. Çocukların ağzına burnuna kulağına sokabileceği küçük cisimler ortamdan uzaklaştırılmalıdır. Elektrik prizleri çocukların yetişemeyeceği yerlere çekilmelidir. Kazaları önlemede ilk yardım teknikleri öğretilmelidir. İlgili risk gruplarının bulunduğu ve çalıştığı kurumlarla eğitim için iş birliği yapılmalıdır. Kazalardan korunma ve ilk yardım eğitimi görsel ve işitsel eğitim araçlarıyla desteklenmelidir.

SAĞLIK EĞİTİMİNDE KAVRAMLAR

İLKELER VE FAKTÖRLER

1.Sağlık eğitiminde kavramlar:

Öğrenme: İnsanlar önceleri herhangi bir konu hakkında bilgi ve becerileri yokken kendi kendilerine veya başkalarının yardımı ile bir süre sonra o konuda bilgi ve beceri kazanırlar. Bunların her biri birer yaşantıdır. Her öğrenmenin temelinde böyle yaşantılar vardır. Çocuk ateşin parlak renginden hoşlanıp elini ateşe uzatır ve çeker işte bu bir yaşantıdır. Daha sonra çocuk ateşin renginden hoşlansa bile tekrar elini uzatmaz. Çünkü davranışı değişmiş bir şeyler öğrenmiştir.

Öğrenme “Bireyin kendi yaşantıları aracılığıyla davranışlarda değişiklik oluşturma sürecidir” .

Öğrenmenin hareket noktası kişinin ihtiyacıdır. Bu ihtiyaç giderilmesi gereken bir güç ortaya koyar. Buna p***olojide “dürtü” denir. Giderilmek istenen ihtiyaç bireyin konu üzerinde ilgisini toplar “güdü”. İlginin gerçekle teması sonucunda davranış ortaya çıkar. Davranışın oluşmasıyla öğrenme gerçekleşir.

İnsanlar herhangi bir konuda bilgi ve becerileri yokken gösterdikleri çaba sonunda o konuyu öğrenebilirler. Yani kişi kendi çabasıyla ve kendi yaşantısı aracılığıyla davranış değiştirebilir. Daha önceden yapmadığı davranışları yapabilir veya düşünebilir. Ortaya çıkan bu tepkisel değişikliğe davranış adı verilir. Öğrenme sonucu ortaya çıkan davranışlar olumlu veya olumsuz olabilir.

Öğrenme; öğretim ve eğitimin temel koşulu olmakla beraber, deney, baştan geçen bir olay hakkında öğrenme yada toplumun yaşantı ürünlerini davranış olarak kazanmaktadır. Böyle bir öğrenme sonunda kişiler doğru davranışları kazandığı gibi yanlış davranışlarda kazanabilir. Bu tür öğrenme töresel niteliktedir.

Öğrenme Alanları

Öğrenme, bilgi, tutum, beceri ve alışkanlık seviyesinde oluşur.

Bilgi: Herhangi bir iş veya konu hakkında bireyin edindiği geçeklerdir. Bir hemşirenin ilk yardımda kanamayı turnike ile durdurabileceğini bilmesi bu gerçeğe önceden sahip olması demektir. Ancak eğitim ile önceden doğruluğu kanıtlanmış gerçekler bireylere doğrudan öğretilir. Bunun yanında bilgi duyu organları ile kazanılır ve duyularla ilişkilidir. Duyu organları aracılığıyla algılana izlenimler beyne varıp ruhsal bir olgu haline geldikten sonra “bilgi” edinilmiş olur. Bilgi öğrenmenin temelidir.

Tutum: Bilgi edinme esnasında beyindeki izlenimler hoşlanma veya hoşlanmama şeklinde duyguları ortaya çıkarır. Ortaya çıkan bu tavırlara “tutum” denir. Hoşlanılan konular hoşlanılmayan konulara göre daha güç ve geç öğrenilir. Bu açıdan tutum öğrenmeyi etkileyen en önemli etken olmaktadır. Öğrenci bir hemşire adayı kanamalı bir hastayla karşılaşmaktan hoşlanmayabilir. Eğitim süreci içinde bu olayla sık sık karşılaşacağı için hoşlanmama duygusu giderilir ve böylece tutum
Kullanıcı avatarı
vefakardost
ORTAK
ORTAK
 
Mesajlar: 2209
Kayıt: 16/11/2006, 23:15
Konum: MANİSA

Dön Ders notları, tezler ve makaleler

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir