gönderen vefakardost tarih 30/3/2007, 14:09
Türkiye’de 3 aydır uygulanan bir yöntemle, renk körü olan kiÅŸilerin yüzde 97.5 oranında normal görmesi saÄŸlanıyor. BURSA - UludaÄŸ Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz SaÄŸlığı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hikmet Özçetin, genelde doÄŸuÅŸtan gelen bir hastalık olan ve bir süre öncesine kadar tedavisi olmayan renk körlüğünün artık tedavi edilebildiÄŸini kaydetti Tıpta “Daltonizm” olarak bilinen, dünyada görülme sıklığı yüzde 6 olan renk körlüğünün kalıtsal olabildiÄŸi gibi görme siniri, görme noktası ve göz tansiyonu gibi bazı göz hastalıkları sonucunda da oluÅŸabildiÄŸini ifade eden Prof. Dr. Hikmet Özçetin, hastalığın çeÅŸitleri olduÄŸunu belirterek, ÅŸunları söyledi: “Bazı hastalar çevrelerini siyah-beyaz görürken, bazıları yeÅŸil ağırlıklı görüyor. Renk körlüğü insanın gözündeki bazı maddelerin eksikliÄŸinden kaynaklanır. Sonradan oluÅŸan renk körlükleri tedavi edilebiliyordu, ancak doÄŸuÅŸtan olanlar tedavi edilemiyordu. Åžimdi İngiltere’de 1 yıl önce geliÅŸtirilen ve Türkiye’de 3 aydır uygulanan sistem sayesinde, kalıtsal olan renk körlükleri de tedavi edilebiliyor.” Özçetin, renk körlüğünün çeÅŸidine göre özel olarak tasarlanan lenslerin yüzde 97.5 oranında baÅŸarı saÄŸladığını dile getirerek, şöyle konuÅŸtu: “Bu tedavi Türkiye’ye yeni girdi. Türkiye genelinde 20 hastaya uygulandı ve baÅŸarısı da oldukça yüksek. Sistemde hastanın renk körlüğü saptanıyor ve renk körlüğü cinsine göre gözünün önüne lens konuluyor. ÖrneÄŸin, yeÅŸilden yoksun olan hastanın mavi gördüğü düşünülerek gözünün önüne sarı filtreli lens denenerek yeÅŸil görmesi saÄŸlanıyor. Lens denenirken de renk körlüğünü deÄŸerlendiren testlerle kontrol ediliyor. Sonuçta uygun olan renk tespit edilerek sipariÅŸ veriliyor. Bu tedavi renk körü olan insanların önünü açıyor.” Sistemi U. Ü. Göz SaÄŸlığı Ana Bilim Dalı’nda baÅŸarıyla uyguladıklarını, tedavi olan insanların çok mutlu olduklarını ve ÅŸaşırdıklarını anlatan Özçetin, renk körlüğü bulunan bazı insanların rahatsızlıklarının farkında olmadığını belirterek, çok kısa sürede yapılan görme testlerinde de bu hastalığın gözden kaçtığını vurguladı. Özçetin, görme muayenesi yapılırken sadece görme keskinliÄŸinin ölçülmesinin yeterli olmadığına iÅŸaret ederek, “Renk, kontrast, duyarlılık gibi testlerin de yapılması gerekir. Genellikle çok hızlı muayene yapıldığı için bunlara dikkat edilmiyor. Çünkü görme keskinliÄŸi testleri siyah beyaza göre ayarlanmış” dedi.