PANİKATAK (PANİK BOZUKLUK)

Psikiyatri (Ruh sağlığı) hastalıklarını bu bölümümüzde bulabilirsiniz.

PANİKATAK (PANİK BOZUKLUK)

Mesajgönderen vefakardost tarih 2/4/2007, 18:12

Panikatak – Panik Bozukluk.

Jale hanım bir süredir sık sık kardiyoloji ve dahiliye uzmanlarına taşınıyor bazen de acil ünitelerine müracaat etmek zorunda kalıyordu. Çünkü, ayda birkaç kez herhangi bir neden olmadan; boÄŸazı tıkanıyor,nefes alamayacak gibi oluyor ve o sırada kalbi yerinden fırlayacakmış gibi çarpıyor; biran ölümün soÄŸukluÄŸunu iliklerine kadar hissediyordu. Etrafına yabancılaşıyor ve kontrolunu yitirecek gibi oluyordu. Görmesi bulanıklaşıyor, sırtından terler boÅŸalıyordu. Nöbeti 10-15 dakikada zirveye ulaşıyor, sonra birden bire bu dehÅŸet nöbeti geldiÄŸi gibi aniden kayboluyordu. Nöbet sonrası halsiz-bitkin ve mutsuz oluyordu. Üzerinden kamyon geçmiÅŸ gibi hissediyordu. Bir iki günde ancak kendisine gelebiliyordu. Fakat bu sefer de “ yine bu dehÅŸet dolu nöbeti tekrar yaÅŸayacak mıyım?” diye korkulara kapılıyor, aklından atamıyordu. GittiÄŸi bütün doktorlar kalp elektrosu çektiriyor, geniÅŸ check-up'lar yaptırıyorlardı, fakat bu nöbetlerin açıklayacak bir ÅŸey bulamıyorlardı...

Oysa kendisi ”çıldıracağını”, ”kalp krizi” geçireceÄŸini, düşüp bayılacağını hatta felç geçireceÄŸini düşünüyor ve büyük korkular yaşıyordu. Nöbeti olmadığı zamanlarda da aynı dehÅŸetli anları yaÅŸayacağına dair kaygıları her geçen gün artıyordu. Bazen sokaÄŸa yalnız çıkmaktan korkuyordu. Trafikte bazen arabalardan iniyor, kapalı kalabalık mekanlara giremiyordu. Yanında birisi olunca kendisini daha güvencede hissediyordu...

Jale hanımın çektiÄŸi sıkıntıyı, toplumdaki her yüz insandan yirmisi yaÅŸayabiliyor. Peki yaÅŸanan bu tablonun adı nedir? Jale hanım'da olduÄŸu gibi, fiziksel muayene, tahlil ve tetiklerde bir ÅŸey saptanmadığında bu hastalığın adı PANİK BOZUKLUK’tur. YaÅŸanan fırtınalı dakikalar PANİK NÖBETİ’dir.

Halk arasında ve medya'da “Panikatak” hastalığı olarak bilinmekte ve kullanılmaktadır…

Nedir Panik Bozukluk?

Panik bozukluÄŸu; herhangi bir neden olmadan ortaya çıkan, özellikle kalbin hızlı çarpması, nefes alamama, boÄŸazda tıkanıklık hissi, kontrolü yitirme ve ölüm korkularının eÅŸlik ettiÄŸi ”panik nöbetleri” ile karakterizedir. Panik nöbeti geçirmekte olan kiÅŸiler sanki kalp krizi geçiriyorlarmış gibi dehÅŸetli dakikalar yaÅŸarlar.

Panikatak Belirtileri:

Panik Nöbetinde görülebilen belirtiler şunlardır:

• TaÅŸikardi (Kalbin normalden fazla çarpması)

• Göğüs aÄŸrısı. Bazen sol kolda aÄŸrı.

• Titreme, terleme, sıcak-soÄŸuk basmaları

• BaÅŸ dönmesi, göz kararması, baygınlık hissi

• Bedende uyuÅŸma ve karıncalanmalar.

• Olayları, nesneleri bir sis perdesinin arkasında görme

• Kontrolünü kaybetme ya da çıldırmaktan korkma.

• Bulantı ya da karın aÄŸrısı, mide’de ÅŸiÅŸkinlik ve gaz.

• Åžiddetli ölüm korkusu

• Kendine ve çevresine yabancılaÅŸma hissi.

Amerika psikiyatri Birliği, panik nöbetini yukarıdaki; fiziksel ve ruhsal belirtilerden en az dördünün eşlik ettiği, herhangi bir dış uyarana bağlı olmaksızın ortaya çıkan bunaltı ve korku dalgası olarak betimlemektedir.

Panikatak Yaygın Bir Hastalık mı?

Panik bozukluÄŸu hastalığının genel nüfus içerisinde yaygınlığı %5-8 olarak bildirmektedir. Buna ek olarak panik bozukluk tanı kriterlerini karşılamadan, eriÅŸkinlerin deÄŸiÅŸik nedenlere baÄŸlı olarak %20-25’inin panik nöbetleri geçirdikleri saptanmıştır. Kadınlarda erkeklere göre iki misli daha fazla görüldüğü ifade edilmektedir.

Bunun nedeni konusunda değişik görüşler vardır. Panik nöbeti geçiren erkeklerin daha az yardım arayışı içine girdiği ve belirtileri baskılamak için alkole başvurdukları iddia edilmektedir. Diğer bir görüşe göre; genel olarak bunaltı bozuklukları ve depresyonların kadınlarda daha çok görülmesinin kadının hem ruhsal hem de biyolojik açıdan daha fazla strese maruz kalması ile ilgilidir...

Son Yıllarda Panikatak Neden Bu Kadar Yaygınlaştı?

Özellikle büyük şehirlerde; hırsızlık, kap kaç terörü, trafikteki keşmekeş, hava ve çevre kirliliği, insan ilişkilerindeki yapaylık ve bencillikler; hormonlu gıdalar, teknolojik kirlenme; yüksek binalar,asansörler, köprü ve viyadükler, metro gibi taşıma vasıtaları; iş yaşamındaki rekabetler, ayakta kalma mücadeleleri insandaki kaygı düzeyini artırmaktadır. Köy-kırsal alanlarda panikatak daha azdır. Şehir ve modern yaşam kaygı ve stresi artırdığından panikatak yaygınlaşmaktadır. Kişilik olarak evhamlı, endişeli, mükemmeliyetçi, hırslı duygusal insanlar şehir yaşamının stresinden en çok nasibini almaktadır. Özellikle sanat ve sahne camiası, medya, tekstil sektörü panikatağa en çok maruz kalan sektörlerdir.

Panikatağın Nedenleri:

Bu hastalığın nedeni tam olarak bilinmemektedir. Bazı bilim adamlarına göre psikolojik etkilenmeler, örselenmeler; bazı araştırmacılara göre ise olayın biyolojik temeli olduğundan söz edilmektedir. Bu tezi desteklemek için sodyum laktat denen kimyasal maddeden yararlanılmıştır. Bu madde panik nöbetleri olan insanlarda nöbeti oluşturmaktadır. Kafein, mariuhana ve karbondioksit de panik nöbeti oluşturabilmektedir. Bu maddelerin oluşturduğu nöbetler panik bozukluğu tedavisinde kullanılan ilaçlarla önlenebilmektedir.Aynı aile bireylerinde daha fazla panik bozukluğun görülmesi genetik geçişi de düşündürmektedir. Panik bozukluğu olan kişilerin birinci derecede biyolojik akrabalarından bu bozukluğun görülme olasılığı 4-7 kat daha fazladır. Beyinde elektronik olarak oluşturulan görüntü sonuçları (Beyinde PET taraması) panik bozukluklu hastaların beyinlerinin belirli bölgelerinde kimyasal anormallikler olduğunu göstermiştir. Psikolojik bir görüşe göre; ebeveynlerden birinin ölmesi, ayrılıklar ve çocuğun yalnız kalması, aşırı bağımlı yetişmesi de panikataklara zemin hazırlamaktadır.

“Panikatak, diÄŸer bir çok psikiyatrik ve biyolojik hastalıkta da görülebilir.”

Hangi Psikolojik Hastalıklarda Panikatak Görünür?

Depresyonların yarısına panikatak da eşlik etmektedir.Bazen panik tedavi edildikten sonra alttaki depresyon ortaya çıkar. Sosyal fobiklerde, genel kaygı bozukluğu, takıntı-saplantı hastalığında, hastalık hastalığında da panikatak görülebilir.

Son yıllarda gençler arasında yaygın kullanılan esrar, extacy gibi uyarıcılar, kokain’de ciddi paniklere yol açmaktadır. Tek bir dozla bize gelen onlarca genç vardır. YoÄŸun alkol kullanımı ya da birden bırakılması durumlarında da panikatak ortaya çıkabilir. YeÅŸil reçete ilaç bağımlılarında da ilaç bulamadıklarında ortaya çıkabilir...

Hangi Biyolojik Hastalıklarda Panikatak Görünür?

Biyolojik nedenler arasında; tiroid bezi hastalıkları, kansızlık, vitamin eksiklikleri, şeker hastalığı, kalp hastalığı,beyin hastalıkları, enfeksiyon hastalıkları sayılabilir. Son beş yılda üst solunum yollarında enfeksiyonlara neden olan virüsler de panikatağa yol açmaktadır. Tedavi amaçlı kullanılan bazı antibiyotikler, kortizon ve romatizma ilaçları, diş çekimi veya ameliyat esnasında uygulanan anestezik maddeler de duyarlı insanlarda paniği tetiklemektedir.

Panik Atağın Gelmemesi İçin Geliştirilen Davranışlar

Panik Bozukluklu hastaların Düşünce ve Davranış Özellikleri:

Panik Bozukluğu olan hastalar, yaşadıkları panik ataklar nedeniyle zamanla yaşamlarında bazı değişiklikler yaparlar. Çok şiddetli ölüm korkusu veya kontrolünü yitirme duygusu yaşadıklarından düşünce davranışların da aşırılıklar abartılar, korkular, dikkati çeker fakat bütün bunlar hastanın elinde ve iradesinde değildir. Yapılan panik tedavisiyle bütün belirtiler ortadan kalkar...

Örnekler: ”Her an bana bir ÅŸey olabilir,düşüp bayılırım” korkusuyla aÅŸağıdaki davranışlar geliÅŸtirilir:

Yanında su taşıma.

Sürekli kalbini ve nabzını dinleme ve tutma.

Tansiyon aletiyle dolaşma, sürekli tansiyonunu ölçme ve ölçtürme.

Yakınlarının adreslerini, telefonlarını özel bir şekilde yanında taşıma.

Panik krizi yaşanır endişesiyle cinsel ilişkiden kaçma, sportif aktiviteleri bırakma.

Sürekli yanında birilerinin bulunmasını isteme, yalnız kalamama, sokağa çıkamama, kalabalık, kapalı yerlere girememe, toplu taşıma vasıtalarına binememe.

Bulunduğu muhitten uzağı gidememe.

Tatile seyahate çıkamama.

Birçok sağlık sigortasına üye olup, kartları yanında taşıma.

Bir yere gideceği zaman sağlık kuruluşlarının olduğu güzargahlar dan gitme.

Sık sık, acil ünitelerine baÅŸvurup kalp grafikleri (EKG) çektirme, Check-Up’lar yaptırma.

Berbere diÅŸ hekimine gidememe.

Boğazını sıkan bir şey giyememe.

Sütyen takmaktan sıkıntı duyma.

Kriz gelir diye sexten uzaklaÅŸma.

Camiye gidememe veya en arka safta namaz kılma.

Cenaze arabası,ambulans, itfaiye aracı görünce hastanelere gidince fenalaşma hissi.

Uyanamama, uykuda panikle ölürüm diye uyumama, uykusunu kaçırma. ”Herkes uyuyorken uyanık kalıp, herkes uyanıkken uyuma” davranışıyla kendisini garantiye alma.

Tansiyon yükselecek,kalp krizi geçirilecek veya felç kalınacak korkusu ile aşırı rejim-diyet uygulaması.

Tv’lerdeki, basındaki intihar, cinayet, felaket haberlerinden aşırı etkilenme, onlar gibi olma korkusu.

Otomobilde panik yaşarım korkusu ile, otomobiline binememe, otomobilini satma.

Uçağa, vapura binememe.

Tek başına banyo yapamama, tuvalete gidememe, kapıda birisini bekletme.

Bayılırım, ölürüm diye aylarca banyo yapamama.

Tünellerden, köprülerden geçememe, yüksek yerlere çıkamama.

Kendisini aşağı atma korkusu.

Panik anında bayılırım korkusuyla organlarını ve cildini belli etmeyecek giysi giymek.

Değerli Takı takmamak

Panik sürecinde tuvalete gitme isteği

Daha fazla güvenebileceği birilerinin yanına taşınma (aileden biri, doktoru ya da hastanelere yakın...)

Kriz süresince bildiği bütün duaları okumak, uyumadan önce dua etmek

Bir gün panikle ölebilirim diye yakınlarına ve sevdiklerine servetini dağıtma ve vasiyet yazma.

Her gömleğinin, ceketinin cebine kriz anında kullanılmak üzere ilaç koyma.

Issız ve şehirden uzak yerlere gidememe.

Karlı havalarda ana yollardaki eş dost akraba yanında kalma.

Gece yaşamı, alkol, çapkınlık varsa bunlardan vazgeçme.

Dini inanç varsa bunu derinleştirip ibadetlere başlama, yoksa dine yönelme davranışı gelişir. Kadınların bir kısmı örtünüp ibadete başlar. Bir kısmı tedaviden sonra örtüsünü çıkarır
Web Master Nail GÖK . http://www.forum112.com @ 2006 - 2010
Resim
Kullanıcı avatarı
vefakardost
ORTAK
ORTAK
 
Mesajlar: 2214
Kayıt: 16/11/2006, 23:15
Konum: MANİSA

Dön Psikiyatri (ruh sağlığı) hastalıkları

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir

cron