Osmanlı Sultanlarının Hayatları - Sultan İbrahim

Osmanlı tarihi, Türk tarihi, tarihimiz hakkındaki paylaşımlar..

Osmanlı Sultanlarının Hayatları - Sultan İbrahim

Mesajgönderen vefakardost tarih 4/2/2007, 13:31

Osmanlı padişahlarının on sekizincisi ve İslam halifelerinin seksen üçüncüsü. Birinci Ahmed Han ile Mahpeyker Kösem Sultanın oğlu olup, 1615 yılında doğdu. Bu adı taşıyan tek Osmanlı hükümdarıdır.
AÄŸabeyi Dördüncü Murad’ın ölümünde, hayatta kalan tek Osmanlı ÅŸehzadesiydi. AÄŸabeyinin genç yaÅŸta ölümüne bir türlü inanamadı. Sultan olduÄŸunu bildiren annesine ve paÅŸalara; “Allahü teala, padiÅŸah kardeÅŸimin ömrünü uzun etsin. Bize sultanlık lazım deÄŸildir. PadiÅŸah kardeÅŸimin ömrüne duacıyız.” dedi. Ancak, annesi ve devlet adamlarının ısrarı ile aÄŸabeyi Sultan Dördüncü Murad’ın naşını gördükten sonra taht odasına geçti, Hırka-i Saadet Dairesinden getirilen hazret-i Ömer’in sarığı besmele ile başına sarıldıktan sonra ellerini açtı, ve; “Elhamdülillah, ya Rab! Benim gibi zayıf bir kulunu bu makama layık gördün. Saltanat günlerimde milletimi hoÅŸ-hal eyle ve birbirimizden hoÅŸnud kıl” diye dua ederek tahta oturdu (9 Åžubat 1640).

Sultan İbrahim Hanın tahta geçtiÄŸinin ilk senesinde MirgünoÄŸlu hadisesi vuku buldu. Dördüncü Murad’ın İran Seferi sırasında Revan Kalesi kumandanı olan Emir MirgünoÄŸlu, kalenin fethinden sonra affedilerek Emirgan’da oturmasına müsaade edilmiÅŸti (Bugün Emirgan adı bu zatın isminden dolayıdır). Sefih, ayyaÅŸ ve ahlaksız bir kimse olan MirgünoÄŸlu, Sultan Dördüncü Murad’ın ölümünü fırsat bilerek bölücü ve yıkıcı propagandalarla Müslümanları aldatmaya baÅŸladı. Bu faaliyetleri üzerine Sultan İbrahim Han, yerinde bir kararla onu idam ettirdi. Hurufiler ve mülhidler, bundan dolayı İbrahim Hana da düşman oldular. ÇeÅŸitli iftiralarda bulundular. Öldürülen MirgünoÄŸlu’nu “KesikbaÅŸ Evliya” diye propaganda aleti yaptılar. Böylece yalan ve uydurma hikayelere inananlar, bu Müslüman Türk sultanına bilmeyerek iftira etmektedirler.

İbrahim Han, bundan sonra dış meseleler ile ilgilenmeye baÅŸladı. 1637 yılında, Ruslar tarafından iÅŸgal olunan Azak Kalesi üzerine bir ordu gönderdi. Kırım kuvvetlerinin de gelmesi üzerine Ruslar kaleyi teslim ettiler. Almanya sınırında ise, akıncılar, daimi olarak Avusturya’ya akınlar düzenliyorlardı. 1641 yılında düzenlenen akında, Osmanlı akıncıları, Bavyera içlerine kadar ilerledi. Kuzey Bavyera’daki bazı kasabalar, Osmanlı hakimiyetini kabul ettiler. Bu akınlardan büyük zarara uÄŸramaları üzerine İmparator Ferdinand, Osmanlı fetihlerini kabul ederek Zitvatorok AntlaÅŸmasını yeniletmeye muvaffak oldu.

DiÄŸer taraftan, Malta Saint-Jean Şövalyelerinin fırsat buldukça Türk ticaret gemilerine saldırmaları yüzünden, Sultan İbrahim Han, onların en büyük sığınağı olan Girit Adasının fethini emretti. 20 Haziran 1645’te Sakız Adasından denize açılan Osmanlı donanması, 17 Temmuz’da Girit’in Hanya limanını fethetti. Hanya’nın Osmanlılar tarafından fethi, Avrupa’da büyük akisler uyandırdı. Almanya ve İtalya, asker göndererek Venedik’e yardım kararı aldılar. Bu sırada Hanya muhafazasına getirilen Deli Hüseyin PaÅŸa, harekata devamla Resmo Kalesini ele geçirdi. Osmanlı donanması muharebeye devam ederken, Sultan İbrahim’in hal’i olayı meydana geldi.

1647’de Kara Musa PaÅŸanın ölümüyle sadaret makamına getirilen Hezarpare Ahmed PaÅŸanın dikkatsiz ve adaletsiz davranışları, aleyhte büyük bir propaganda ve isyanı beraberinde getirdi. Bu arada Hurufilerin Sultan İbrahim Han aleyhine yaptıkları iftiralar da hedefine ulaÅŸmıştı. Nitekim, Hezarpare Ahmed PaÅŸa aleyhine olarak baÅŸlayan isyan, Sultan İbrahim Hanın da tahttan indirilmesiyle sonuçlandı. Tahta, oÄŸlu Dördüncü Mehmed Han çıkarıldı. İsyancılar ve bunların önderi olan Sofu Mehmed PaÅŸa, Sultan İbrahim hayatta durdukça rahat edemeyeceklerini bildiÄŸinden, kendisini ÅŸehid ettirdiler (18 AÄŸustos 1648).

Sultan İbrahim, çok cömert ve lütufkar olup, fakirlere, acizlere ihsanlarda bulunurdu. Devrinde maliye düzeltilip, milletin kıtlık çekmemesi ve israfın önlenmesi için fermanlar çıkarıldı. Beylerin zalim olmaması ve halka zulüm yapmaması için çok dikkat ederdi. Halka zulüm yapan ister idareci, ister halktan bir kişi olsun onunla mücadele eder ve cezasını şiddetle verirdi.

Halkın rahat ve huzurunu her ÅŸeyin üzerinde tutardı. Bir gün tebdil-i kıyafetle gezerken fırın önünde ekmek almak için uzun kuyruklar meydana geldiÄŸini gördü. Saraya döner dönmez sadrazama; “Tebaa-i ÅŸahanemden hiç birisinin ekmek almak için bir dakika dahi beklemesine rızam yoktur. Bir hoşça mukayyed olasın” diye emretmiÅŸtir. Bundan sonra da kuyruklar olmamıştır.

İbrahim Han devrine kadar uzanan Osmanlı kaynaklarının bir tanesi hariç, bu Sultan’ın akli dengesinde bozukluk olduÄŸuna dair hiçbir bilgi yoktur. Karaçelebizade’nin Ravdat-ül-Ebrar kitabında yer alan Sultan’ın aleyhindeki bu yazı, onun, Sultan’ın tahttan indirilmesinde ve öldürülmesinde rolü bulunduÄŸu, kindarlığı ile tanındığındandır. Bu tarih, muteber kabul edilmemektedir. Tarih, Sultan’ın deli olmadığını, iftiralara uÄŸradığını bildirmektedir.
Web Master Nail GÖK . http://www.forum112.com @ 2006 - 2010
Resim
Kullanıcı avatarı
vefakardost
ORTAK
ORTAK
 
Mesajlar: 2207
Kayıt: 16/11/2006, 23:15
Konum: MANİSA

Mesajgönderen Ertan tarih 19/2/2007, 17:34

paylaşım için saol
<= £®o => İhtiyaç DuyduÄŸunuz Her An Yanınızda... <= £®o => üye olmadığınız için bu linki göremiyorsunuz. üye olmak için Tıklayınız.
Ertan
BÖLÜM YETKİLİSİ
BÖLÜM YETKİLİSİ
 
Mesajlar: 643
Kayıt: 10/2/2007, 19:38
Konum: Forum112


Dön Tarih

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir

cron