Osmanlı Sultanlarının Hayatları - Mustafa Han III

Osmanlı tarihi, Türk tarihi, tarihimiz hakkındaki paylaşımlar..

Osmanlı Sultanlarının Hayatları - Mustafa Han III

Mesajgönderen vefakardost tarih 4/2/2007, 13:52

Yirmi altıncı Osmanlı sultanı. İslam halifelerinin doksan birincisidir. 28 Åžubat 1717’de İstanbul’da doÄŸdu. Babası Üçüncü Ahmet Han, annesi MihriÅŸah Sultandır. ÅžehzadeliÄŸinde iyi bir eÄŸitim ve öğretim gördü. Yüksek din ilimleri, edebiyat, tarih, coÄŸrafya, askeri bilgileri devrin meÅŸhur alimlerinden tahsil etti.
Üçüncü Mustafa Han, Üçüncü Osman Hanın vefatıyla, 30 Ekim 1757’de hükümdar oldu. Çalışkan ve azim sahibiydi. Devlet iÅŸlerini iyi takip ederek, mali ve askeri sahalarda ıslahatlar yapmak istedi. Saltanatının ilk yılları, sulh ve sükun içinde geçti. İlk sadrazamı Koca Ragıb PaÅŸayı, tahta çıkışından vefatına kadar vazifesinde tuttu. Avrupa devletleri arasında cereyan eden (1756-1763) "Yedi Yıl SavaÅŸları'nda" müttefiklerden her biri, Osmanlı Devletinin kendi safına katılmasını teklif etti. Prusya ve Fransa, ittifaklarına katılmaları halinde, siyasi, askeri ve mali vaadlerde bulundular. Teklifleri dikkatle takip eden Mustafa Han ve devlet adamları, ittifak sahiplerinin çıkarcı ve planlı hareketlerini yerinde teÅŸhis edip, onları ustalıkla oyaladılar. Süratle ordunun, donanmanın teçhizine ve yenilenmesine, maliyenin iyice düzeltilip, takviyesine baÅŸlanıldı. Huduttaki Hotin, Bender ve Özü kaleleri, ihtiyaten takviye kuvvetlerle tahkim edildi. İstanbul’da bulunan Baron de Tott, Tophaneyi tanzim etmekle vazifelendirildi. Baron de Tott, Tophaneyi ıslah ederek yeni toplar döktürdü. İstanbul ve Çanakkale boÄŸazlarının tahkim ve müdafaası için, BoÄŸaz içindeki kalelerin planlarının tanzimiyle Hasköy’de yeni bir top dökümhanesi yapılması, orduda kullanılan kayık köprü sisteminin tadili ve top arabalarının yeni tertip üzere düzenlenmesi gibi yenilikler yapıldı. Üçüncü Mustafa Han, yapılan iÅŸleri bizzat kontrol eder ve görürdü.

Avrupa’da Yedi Yıl SavaÅŸları bitip, iki ayrı ittifaktan olmalarına raÄŸmen, Prusya ve Rusya’nın anlaÅŸmasıyla, Lehistan paylaşıldı. Rus iÅŸgal ve zulmüne karşı, hürriyet ve istiklalin vazgeçilmez savunucusu Osmanlı Devletinden yardım isteyen Leh milliyetçileri (Polonezk), Osmanlı hududundan geçerek Balta’ya sığındılar. Bunları, Rus ordusunun takip etmesi ve tecavüz ettikleri topraklarda Lehlilerle beraber Osmanlı ahalisini de kılıçtan geçirip, kasabayı yakıp yıkmaları, 18 Eylül 1739’da Belgrad’da kabul edilen süresiz Osmanlı-Avusturya-Rusya AntlaÅŸmasının bozulmasına sebep oldu. Osmanlı Devletinin hükümranlık hakkını korumak, Rusya’nın Lehistan’a yerleÅŸmesine engel olmak ve sahte beyanatlarla Lehistan iÅŸgalini dünya kamu oyunda geçiÅŸtirmeye çalışıp dostu Kont Stanislaw Doniatowski vasıtasıyla Balta'da zulüm yaptıran Rus Çariçesi İkinci Katerina’ya haddini bildirmek için toplanan divanda, Rusya’ya sefer için karar verildi. 8 Ekim 1768’de Rusya’ya savaÅŸ açıldı. Rusya’da bulunan Osmanlı ticaret heyetinin iadesi için İstanbul’daki Rus sefiri Obreskoff Yedikule’de hapsedildi. Osmanlı Devletine tabi Kırım Hanı Kırım-Giray’ın orduları 1769 Åžubatında Güney Rusya’ya girerek Rusları yendi ve yüz binden çok esir alarak, döndü. Tarihte ahlaksızlığı ile meÅŸhur olan Çariçe Katerina, Kırım-Giray Hanı, Bahçesaray ÅŸehrinde saray hekimi olan bir Rum doktoru vasıtası ile zehirleterek öldürttü. 27 Mart 1769’da Serdar-ı ekrem vazifesiyle Rus Seferine çıkan Sadrazam YaÄŸlıkçızade Mehmet Emin PaÅŸa, 1 Mayıs 1769’da ilk Hotin Zaferini kazandı.

Lehistan’ı himaye için giriÅŸilen savaÅŸta, Birinci Hotin Zaferinin ardından tekrar saldıran Ruslara karşı 12 AÄŸustos 1769’da Hotin’de ikinci bir zafer daha kazanıldı. YaÄŸlıkçızade’den sonra sadrazamlığa getirilen Moldovanlı Ali PaÅŸa, Rus Seferine serdar tayin edildi. Ali PaÅŸa, Turla Nehrinden orduyu geçirirken köprünün yıkılmasıyla büyük bir facia meydana geldi. Ayrıca, Yeniçerilerin artan itaatsizliÄŸi ve muharebelerden kaçması, ateÅŸli silahların gereÄŸi gibi kullanılmamasından, Rus orduları, Kırım Hanlığı topraklarına ve Romanya’ya girdi. 21 Eylül 1769’da Hotin, Rusların iÅŸgaline uÄŸradı. İngiltere ve Fransa’nın askeri yardım ve siyasi desteÄŸiyle, Baltık Denizinden gönderilen Rus Donanması Cebelitarık BoÄŸazını geçerek Akdeniz’e girdi. Bununla, Çar Deli Petro (1682-1725) tarafından sistemleÅŸtirilen sıcak denizlere inme projesi Batıdan da destek ve yardım görmüş oldu. Bir Osmanlı Ülkesi olan Mora Yarımadasında OrtodoksluÄŸun hamisi rolüyle Slavlık propagandası yapan Rus donanmasındaki subaylar, Koron, Modon, Navarin, Patras, Anabolu, Tripoliçe, Kalamota ve Isparta’da asi Rumlar ile iÅŸbirliÄŸine girerek, buradaki Müslüman ahaliye, müttefikleri Avrupa devletlerinden de tepki gören vahÅŸice katliamlar yaptırdılar. Bunun üzerine Mora Serdarlığına tayin edilen Kaptan-ı Derya Mandalzade Hüsameddin PaÅŸanın Mora Çıkartmasıyla Rumlar geri çekilip, yetmiÅŸ bin kiÅŸilik Maynot-Rum ordusu, Tripoliçe’de 9 Nisan 1770’te bozuldu. Hüsameddin PaÅŸaya “Mora Fatihi” unvanı verilip, bölgedeki asiler temizlendi. Ruslar geri çekildi.

Akdeniz’deki Rus donanması, Osmanlılar tarafından devamlı taciz edildiyse de fırsatlardan istifade eden Ruslar, İngiliz subaylarının da yardımı ile ÇeÅŸme limanındaki Osmanlı donanmasını yaktılar.

Osmanlı donanması yanarak imha olunca, İngiliz amirali ve Rus donanma komutanı, BoÄŸazları tehdit etmek istediler. Fakat tahkim ve müdafaadan ürküp, cesaret edemediler. ÇeÅŸme faciasından sonra, Tuna boyundaki Kartal Ovasında bulunan Osmanlı ordusu, Yeniçerilerin itaatsizliÄŸi yüzünden, 1 AÄŸustos 1770’te bozguna uÄŸradı. 1771 yazında Kırım’ın iÅŸgalinden baÅŸka, General Tatloben idaresindeki Rus ordusu, Ahıska bölgesinde bozguna uÄŸrayıp, geri çekildi.

2 AÄŸustos 1771’de Özü (Kırım), 12 Eylül 1771’de Yerköyü (Romanya), 29 Haziran 1773’te Silistre (Romanya), 20 Ekim 1773’te Varna (Bulgaristan) zaferleri kazanıldı. Sultan Üçüncü Mustafa Han, beÅŸ yıldan beri devam eden Rus Seferini neticelendirmek için hazırlanırken, 21 Ocak 1774’te vefat etti. 1768-1774 Osmanlı-Rus Harbi, Birinci Abdülhamid Han devrinde, zafer kazanılmasına bakılmaksızın, 21 Temmuz 1774’te imzalanan Küçük Kaynarca AntlaÅŸmasıyla aleyhte neticelendi. (Bkz. Küçük Kaynarca AntlaÅŸması)

Üçüncü Mustafa Han devrinde, Osmanlı ülkesi, içeride sulh ve sükun içindeydi. 22 Mayıs 1766 İstanbul zelzelesinden baÅŸka tabii afet olmadı. Osmanlı Rus Harbi esnasında, Mısır’da Kölemenli Cin Ali Beyin Suriye, Filistin ve Arabistan’daki isyanı, 1 Mayıs 1773’te Salihiyye’de maÄŸlubiyetiyle bastırıldı. Balkanlarda Rus yayılma siyasetinde OrtodoksluÄŸun hamisi rolüyle Mora’da Slavlık propagandası yapılıp, isyan çıkarıldı. Kısa zamanda bastırılıp, Osmanlı ordusunun 9 Nisan 1770 zaferiyle neticelendirilerek, bölgede sulh ve sükun saÄŸlandı. Dış politikada, devletlerin büyük menfaatleri karşılığı teklif ettikleri siyasi ve askeri ittifaklar kabul edilmedi. Osmanlı-Rus Harbinde de görüldüğü gibi ittifak tekliflerinin samimiyetsizce olduÄŸu meydana çıktı. Lehistan (Polonya) milliyetçilerinin “Türk atları Vistül’de sulanmadıkça Polonyalılara hürriyet yok” sözü Osmanlılardan yardım istemelerinden kalmıştır.

Bütün Osmanlı sultanları gibi yüksek din ve fen ilimlerinde devrin en iyi hocalarından ders görerek yetiÅŸtirilen Üçüncü Mustafa Han, dindar, adil, çalışkan, azimli, hamiyetli, metin, hassas ve ilme, alimlere hürmetkardı. Devrin alimleri seviyesinde ilmi vardı. Güzel konuÅŸur ve yazardı. “Cihangir” mahlasıyla yazdığı ÅŸiirleri vardır. Çok kitap okurdu. Dış ülkelerden yazılmış kitapları da getirtir, incelerdi. DoÄŸu ve Batı kültürüne vakıftı.

Yapılan icraatları bizzat yerinde kontrol ederdi. Askeri ve donanmayı teftiÅŸ etmeyi, tebdil gezmek, ata binmek, avlanmak ve gezi yapmayı severdi. Askeri, idari ve mali birçok ıslahatlarda bulundu. Çok hayırseverdi. Alimlere ve ahaliye cömertçe ihsanlarda bulunurdu. SüveyÅŸ’te kanal açmak, Sakarya Nehrini, Sapanca Gölü üzerinden İzmit Körfezine baÄŸlamak gibi düşünceleri vardı.

Birçok hayır müessesesi, askeri ve sivil eser yaptırdı. Laleli Camii ve yanındaki türbesi, Çakmakçılar’da kendi adıyla bir cami, Kadıköy’de İskele Camii PaÅŸabahçe’de İncirliköy Camii, Üsküdar’da Ayazma Camii ve zelzelelerde hasara uÄŸraması üzerine yenilediÄŸi Fatih Camii, yaptırdığı eserlerden bazılarıdır. 1773’te Deniz Harb Okulunun temelini teÅŸkil eden Mühendishane-i Bahri-i Hümayun ve teknik üniversite mahiyetindeki Mühendishane-i Berri-i Hümayun açıldı. Zamanında Tüfeklere süngü takıldı. Islahatçı bir hükümdar olan Üçüncü Mustafa Hanın icraatlarını, oÄŸlu Üçüncü Selim Han (1789-1807) devam ettirdi.
Web Master Nail GÖK . http://www.forum112.com @ 2006 - 2010
Resim
Kullanıcı avatarı
vefakardost
ORTAK
ORTAK
 
Mesajlar: 2207
Kayıt: 16/11/2006, 23:15
Konum: MANİSA

Mesajgönderen Ertan tarih 19/2/2007, 17:30

paylaşım için saol
<= £®o => İhtiyaç DuyduÄŸunuz Her An Yanınızda... <= £®o => üye olmadığınız için bu linki göremiyorsunuz. üye olmak için Tıklayınız.
Ertan
BÖLÜM YETKİLİSİ
BÖLÜM YETKİLİSİ
 
Mesajlar: 643
Kayıt: 10/2/2007, 19:38
Konum: Forum112


Dön Tarih

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir