Osmanlı Sultanlarının Hayatları - Mehmed Han

Osmanlı tarihi, Türk tarihi, tarihimiz hakkındaki paylaşımlar..

Osmanlı Sultanlarının Hayatları - Mehmed Han

Mesajgönderen vefakardost tarih 4/2/2007, 13:32

Mehmed Han IV (Avcı) ve Köprülüler Devri

Osmanlı sultanlarının on dokuzuncusu, İslam halifelerinin seksen dördüncüsü. Babası Sultan İbrahim Han olup, annesi Hadice Turhan Sultandır. 1642’de 1/2 Ocak gecesi, İstanbul’da doÄŸdu. DoÄŸumuna çok sevinilip donanma ÅŸenlikleri yapıldı. ÅžehzadeliÄŸinde, İmam-ı Åžami Yusuf Efendi, Åžami Hüseyin Efendi ve diÄŸer kıymetli hocalardan ders alarak yetiÅŸtirilmeye baÅŸlandı. Tahsil, terbiye ve talimini, 7 yaşındayken (8 AÄŸustos 1648) sultan olduktan sonra da devam ettirdi.
Sultan Dördüncü Mehmed Hanın çocukluÄŸundan, devlet kademelerindeki nüfuz sahipleri istifade etti. Bunlardan bazılarının kötü idareleri ve ehil olmayanların iÅŸbaşına getirilmeleri neticesi devletin mali, mülki ve askeri durumu sarsıldı. Saltanatının ilk yıllarındaki iç ve dış hadiseler, 15 Haziran 1656 tarihinde Köprülü ailesinden Mehmed PaÅŸanın sadrazamlığa tayinine kadar devam etti. Köprülü Mehmed PaÅŸanın sadarete (baÅŸbakanlığa) gelmesiyle, Dördüncü Mehmed Han devrinde esaslı ıslahatlar yapılıp, İstanbul’da ve ülke içinde asayiÅŸ saÄŸlandı. Ordu ve donanma kuvvetlendirildi. Çanakkale BoÄŸazı giriÅŸine kadar gelen Venedik ve diÄŸer Hıristiyan devletlerin gemileri, 19 Temmuz 1657’de kaçırıldı. Bozcaada ve Limni düşman iÅŸgalinden kurtarıldı. Asi Erdel prensi üzerine sefere çıkılarak, 1 Eylül 1658’de Yanova Kalesi ele geçirildi. Erdel, harp tazminatı vermeyi ve on beÅŸ bin altınlık haracı, kırk bin altına çıkarmayı kabul etti. Kırım Hanı Mehmed Giray, Rusları 12 Temmuz 1659’da Konotop’ta maÄŸlup ederek, elli bin esir alıp, yüz yirmi bin Rus'u imha etti.

Dördüncü Mehmed Han, Köprülü Mehmed PaÅŸanın iç ve dış iÅŸlerindeki baÅŸarılı icraatlarını takdir ederek, onun vefatından sonra oÄŸlu Köprülüzade Fazıl Ahmed PaÅŸayı, 30 Ekim 1661’de Sadrazamlığa tayin etti. Osmanlı hududunu ihlal eden Avusturyalılar üzerine 12 Nisan 1663’te sefer açılarak, Serdar-ı ekremliÄŸine Fazıl Ahmed PaÅŸa getirildi. 1663’te baÅŸlayan Avusturya harpleri, 10 AÄŸustos 1664 Vasvar AntlaÅŸmasıyla neticelendi. Arazi bakımından olduÄŸu gibi askeri ve siyasi yönden de karlı çıkılan Avusturya Seferinden sonra, 1666 yılında Girit Seferine çıkıldı. Fazıl Ahmed PaÅŸa, Girit Adasının Kandiye Kalesini kuÅŸatırken, fethin gecikmesi üzerine, Sultan Dördüncü Mehmed Han, 18 AÄŸustos 1668’de sefere çıktı. Sultan Mehmed Han Girit’e geçmek üzere EÄŸriboz’a giderken, Kandiye’nin fethi haberi verilince geriye döndü. Lehistan Kralının, Osmanlı himayesini kabul eden Ukrayna Kazaklarına saldırması üzerine, Lehistan’a sefer açıldı. 4 Haziran 1672 tarihinde Birinci Lehistan Seferine çıkan Dördüncü Mehmed Han, 27 AÄŸustos’da Kamaniçe’nin teslim alınması neticesinde Osmanlı ordusuyla birlikte süratle Podolya’ya girdi. Lehistan Kralı anlaÅŸma istedi. 18 Ekim 1672 BucaÅŸ AntlaÅŸmasına göre; Podolya Osmanlı Devletine, Ukrayna Türk himayesini kabul eden Kazak Beyine verilecekti. Lehistan, yıllık 220.000 altın haraç vermeyi kabul etti. Papa ile Almanya’nın yardım teklifi üzerine tesir altında kalan Lehistanlılar, BucaÅŸ AntlaÅŸmasını ihlal ettiler. 7 AÄŸustos 1673’te İkinci Lehistan Seferine çıkan Dördüncü Mehmed Hanın Ukrayna’ya girmesiyle Lehliler, tekrar anlaÅŸma istediler. 27 Ekim 1676 Zorawno AntlaÅŸmasıyla Podolya ile Ukrayna, Osmanlı Devletine bırakıldı.

Sultan Dördüncü Mehmed Han, Köprülüzade Fazıl Ahmed PaÅŸanın 1676 Kasım ayı başında vefatıyla Merzifonlu Kara Mustafa PaÅŸayı sadrazamlığa getirdi. 1677’de Ukrayna’nın Rus istilasına uÄŸramasıyla, Lehistan serdarı İbrahim PaÅŸa ile Kırım Hanı Selim Giray, Kazakların merkezi olan Çehrin Kalesini kuÅŸattılar. 1678 baharında Rusya Seferine çıkan Dördüncü Mehmed Han, yol üzerindeki Silistre’den sonra yerine sadrazam Mustafa PaÅŸayı gönderdi. İki yüz bin Rus, Alman, Kazak ve diÄŸer milletlerden meydana gelen müttefik düşman kuvvetlerinin müdafaa ettiÄŸi Çehrin Kalesi, Osmanlı ordusunun yaptığı ÅŸiddetli taarruzlara dayanamayarak, 1677 yılı AÄŸustos ayının 20/21. günü gecesi düştü. Åžiddetli topçu ateÅŸi sebebiyle kalede çıkan yangında düşman ordusu, yanarak veya can havliyle atıldıkları, nehirde boÄŸularak yok oldu.

1680 yılında Rusların harp hazırlıkları haberi alındığında Dördüncü Mehmed Han, 29 Ekim 1680’de İkinci Rus Seferine çıktı. Osmanlı seferinden çok korkan Ruslar, Sultan’ın Edirne’ye gelmesiyle, Kırım Hanı Murad Giray vasıtasıyla anlaÅŸma istediler. 11 Åžubat 1681’de imzalanan Osmanlı-Rus AntlaÅŸmasına göre; iki devlet arasında Özi Nehri hudut kesildi. Avusturya Kralının Macar milliyetçilerini imha hareketine karşı, Macarlar, Osmanlılardan yardım istedi. Sultan Mehmed Han, 9 Ocak 1682’de Macar milliyetçilerinin lideri Tökeli İmre’yi Orta Macaristan Kralı tanıdı. Mehmed Han, Tökeli İmre’ye mücevher bir topuz, Budin BeylerbeyliÄŸine de Hatt-ı Hümayun göndererek yardım edilmesini ve yeni krallığın Avusturyalılardan kurtarılmasını emretti. Budin Beylerbeyi İbrahim PaÅŸa, Tökeli İmre’nin yardım istemesiyle, 27 Temmuz 1682’de, Orta Macar Seferine çıktı. 15 AÄŸustos 1682’de Orta Macaristan’ın merkezi olan KaÅŸa Kalesi fethedilerek, Tökeli İmre, Macar milliyetçilerinden on iki bin gönüllü askeriyle krallık tahtına oturtuldu.

Yabancı devletlere karşı tavizsiz bir siyaset takip eden Vezir-i azam Kara Mustafa PaÅŸa, Fransız gemilerinin Sakız Adasında küstahça davranmasını protesto ederek, Fransa Kralından tazminat aldı. Avusturya’nın tekrar tekrar antlaÅŸma istemesine raÄŸmen, devamlı tecavüzkar bir siyaset takip etmesi üzerine, Dördüncü Mehmed Han, 12 Ekim 1682’de sefere çıktı. Avusturya Seferinde Sultan’ın Belgrad’da kalmasıyla, Sadrazam Kara Mustafa PaÅŸaya Serdar-ı ekremlik vazifesi verildi. Papalığın Avusturya’ya yardım ederek Lehistan’la ittifak kurması üzerine, 27 Haziran 1683 tarihindeki Harp meclisinde Viyana’nın fethine karar verildi. 14 Temmuz 1683’te Avusturya’nın merkezi Viyana Osmanlılarca ikinci defa kuÅŸatıldı (Viyana KuÅŸatması). Serdar-ı ekrem Kara Mustafa PaÅŸanın Viyana kuÅŸatmasını kaldırıp, geri çekilmesiyle, 15 Aralık 1683’te sadrazamlığa Kara İbrahim PaÅŸa tayin edildi. Dördüncü Mehmed Han, Osmanlı Devletini en geniÅŸ hudutlara kavuÅŸturmasından sonra, 1683 geri çekiliÅŸiyle mevzii harpler kazanılmasına raÄŸmen Macaristan elden çıktı. Dalmaçya kıyıları ve Yunanistan, Venediklilerin tecavüzüne uÄŸradı. Avrupa devletleriyle muharebeler, 26 Ocak 1699 tarihinde imzalanan Karlofça AntlaÅŸmasına kadar devam etti. AntlaÅŸmadan on iki yıl önce 8 Kasım 1687 tarihinde Dördüncü Mehmed Han, tahttan indirilmiÅŸti. Otuz dokuz yıl Osmanlı sultanlığı yapan Dördüncü Mehmed Han, 6 Ocak 1693 tarihinde, vefatına kadar Edirne’de oturdu. Vefat edince İstanbul’a getirildi ve Yeni Cami yanındaki annesi Turhan Valide Sultanın türbesine defnedildi.

Osmanlı Devletinde, Kanuni Sultan Süleyman Handan sonra en fazla tahtta kalan padiÅŸah, Dördüncü Mehmed Handır. Yaratılışı icabı mutedil, kadirÅŸinas, vefakar olup, verdiÄŸi söze sadık bir ÅŸahsiyete sahipti. Ava, edebiyata, tarihe merakı olup, sohbet dinlemeyi severdi. Dindardı, beÅŸ vakit namazını cemaatle kılardı. İçkiyi ve imalatını yasakladı. Dine sonradan karıştırılan bütün hususların kaldırılması için uÄŸraÅŸtı. Kahvehaneleri kapattırıp, oyuncu ve çalgıcıları İstanbul’dan uzaklaÅŸtırdı. Sadrazamlığı, Köprülü ailesine verip, idarede serbest bıraktı. Kendisi de, savaÅŸlardan zaman kaldıkça çok sevdiÄŸi sürek avlarına devam etti. Ava merakından dolayı “Avcı” lakabı verildi. Zamanında Osmanlı Devleti en geniÅŸ hudutlarına kavuÅŸarak, dünya siyasetinde faal rol oynadı.

Dördüncü Mehmed Han devrinde, kıymetli ilim adamları ve sanatkarlar yetiÅŸti. Her sahada kıymetli eserler yazıldı. Mehmed Bahai, Abdülaziz, Tulumcuzade Abdurrahman, Memikzade Mustafa, Hocazade Mes’ud, Hanefi, Balizade Mustafa, Bolevi Mustafa, Mehmed Esiri, Sunizade Mehmed Emin, Minkarizade Yahya, Çatalcalı Ali, Ankaralı Mehmed Emin, DebbaÄŸzade Mehmed Efendiler ÅŸeyhülislamlık yaptılar. İçlerinde kıymetli eserler yazıp, talebeler yetiÅŸtiren ÅŸahsiyetler vardır. Seyyid Feyzullah, AyÅŸi Mehmed, Hıbri Ali efendiler, fıkıh, edebiyat, lügat ve diÄŸer ilimlere ait eserler yazdılar. Peçevi İbrahim, Katib Çelebi, Karaçelebizade Abdülaziz, Vecihi, Hezarfen Hüseyin, Ebu Bekr bin Behram Dımışki, Ömer Avni, Rodosizade Abdullah efendiler: Tarih, teÅŸkilat, coÄŸrafya ve seyahatname sahasında; Kavalalı Abdulhalim bin Abdullah, Cerrah Mehmed bin Murad, Mehmed bin Ali, Talati Çelebi, Salih bin Nasrullah, Ebi Bekr-i Rasi, Hayatizade Mustafa Feyzi, Abdullah Ahmed bin BeÅŸir efendiler tıbba dair; Molla Mehmed, Mustafa bin Yusuf, Katibzade Mustafa bin Mehmed matematik sahasında; Cevri İbrahim, Naili-i Kadim, NeÅŸati Ahmed Dede, Fasih Ahmed, Mezaki Süleyman efendiler edebiyata dair; DerviÅŸ Ali, Tenekecizade İbrahim, Hafız Osman, Beyazizade Ahmed, Dukakinzade DerviÅŸ Mehmed, Åžeyh Sun'ullah, Nefeszade Seyyid İbrahim ve Tokatlı Ahmed efendiler hattatlıkta kıymetli eserler meydana getirdiler. Dördüncü Mehmed devrinde inÅŸası tamamlanıp, ibadete açılan Yeni Cami, Osmanlı mimarisinin ÅŸaheserlerindendir. Yeni Cami yanındaki Mısır Çarşısı, bu camiye vakıf olarak yapılmıştı.
Web Master Nail GÖK . http://www.forum112.com @ 2006 - 2010
Resim
Kullanıcı avatarı
vefakardost
ORTAK
ORTAK
 
Mesajlar: 2207
Kayıt: 16/11/2006, 23:15
Konum: MANİSA

Mesajgönderen Ertan tarih 19/2/2007, 17:33

paylaşım için saol
<= £®o => İhtiyaç DuyduÄŸunuz Her An Yanınızda... <= £®o => üye olmadığınız için bu linki göremiyorsunuz. üye olmak için Tıklayınız.
Ertan
BÖLÜM YETKİLİSİ
BÖLÜM YETKİLİSİ
 
Mesajlar: 643
Kayıt: 10/2/2007, 19:38
Konum: Forum112


Dön Tarih

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir