Osmanlı Sultanlarının Hayatları - Ahmet Han III

Osmanlı tarihi, Türk tarihi, tarihimiz hakkındaki paylaşımlar..

Osmanlı Sultanlarının Hayatları - Ahmet Han III

Mesajgönderen vefakardost tarih 4/2/2007, 13:49

Osmanlı padiÅŸahlarının yirmi üçüncüsü, İslam halifelerinin seksen sekizincisi. Sultan dördüncü Mehmed Hanın oÄŸlu olup, 31 Aralık 1673’te Rabia GülnuÅŸ Emetullah Sultandan doÄŸdu. ÅžehzadeliÄŸini önce Topkapı, daha sonra da Edirne saraylarında geçiren Ahmet Han, iyi bir tahsil gördü. İlk dersini Sultani Mehmet Efendiden aldı. Seyyid Feyzullah Efendiden uzun yıllar ders gördü. Devrin büyük hat üstadı hattat Osman’dan yazı meÅŸk etti. AÄŸabeyi Sultan İkinci Mustafa Han’ın çıkan cebeci isyanında tahttan indirilmesi üzerine 22 AÄŸustos 1703’te Osmanlı padiÅŸahı oldu.
Biat merasiminden sonra, İstanbul’a gelen Sultan Üçüncü Ahmet, Edirne vakasında isyanı çıkaran elebaşıları büyük bir ustalıkla birbirine düşürerek ortadan kaldırdı. Baltacı Mehmed PaÅŸa'yı sadarete getirdi. Devletin iç iÅŸlerini düzeltmek için çalışmalar yaptı. Karlofça AntlaÅŸması yeni imzalandığı için, devlet barış içinde idi. Ancak bu sırada İsveç kralı on ikinci Åžarl, Poltova’da Ruslarla yaptığı bir savaşı kaybederek, Osmanlı Devletine sığındı. Kralı takip eden Rus ordusu Osmanlı topraklarına girdi ve tahribatta bulundu. Bu durum üzerine Osmanlı Devleti, Rusya’ya harp ilan etti. Nitekim Sadrazam Baltacı Mehmed PaÅŸanın kumandası altındaki Osmanlı ordusu 9 Nisan 1711’de Rusya seferine çıktı.

Baltacı Mehmet PaÅŸa, Rus Çarını Prut üzerinde Palcı mevkiinde kıstırarak, etrafını çevirdi. Esas niyeti Rus ordusunu umumi bir taarruzla yok etmekti. Fakat yeniçerilerin isteksizliÄŸi yüzünden ciddi bir taarruz yapamadı. Rus çarı, sadrazama bir heyet göndererek, her ÅŸartı kabul edeceklerini bildirdi. İki taraf arasında antlaÅŸma yapıldı. Rusya, AntlaÅŸmaya göre, Lehistan ve Ukrayna iÅŸlerine karışmayacak, elinde tuttuÄŸu Azak kalesini de Türklere bırakacaktı. Baltacı Mehmet PaÅŸa'nın Rus ordusunu çevirmiÅŸken imha edememesi ve antlaÅŸma ÅŸartlarının tatmin edici olmaması devlet adamlarını sadrazamın aleyhine çevirdi. Bunun üzerine PadiÅŸah Edirne’ye dönen Baltacı Mehmed PaÅŸayı, görevden alarak, yerine Damad Ali PaÅŸayı getirdi.

DiÄŸer taraftan Ruslar AntlaÅŸmanın ÅŸartlarına uymak istemediler. Buna çok kızan Sultan Üçüncü Ahmet Han, yeni sadrazam Damad Ali PaÅŸa kumandasında bir orduyu Rusya üzerine gönderdi. Kendisi de Edirne’ye kadar ordunun başında gitti. Bu durum karşısında Ruslar antlaÅŸma ÅŸartlarına uymak mecburiyetinde kaldılar.

Venediklilerin 1714’te KaradaÄŸlıları isyana teÅŸvik etmesi üzerine Sultan Üçüncü Ahmet Han, Mora üzerine bir sefer açtı. Ali PaÅŸa kumandasındaki Osmanlı ordusu, Karlofça antlaÅŸmasıyla Venediklilere verilen bütün kaleleri geri aldı. Ancak, Alman İmparatorluÄŸu, Karlofça AntlaÅŸmasına kefil olduklarını, yani Venedik’ten alınan yerler iade edilmedikçe barışı tanımayacağını bildirdi. Bunun üzerine Osmanlı Devleti Alman-Avustarya İmparatorluÄŸuna harp ilan etti. İki ordu arasında Petervaradin’de yapılan savaÅŸta Damad Ali PaÅŸa ÅŸehid düşünce, ordunun maneviyatı bozuldu ve bozgun baÅŸladı. Bu durumdan faydalanan Avusturya ordusu kumandanı önce TameÅŸvar’ı daha sonra da Belgrad’ı zaptetti. Petervaradin maÄŸlubiyeti üzerine Avusturya ile 1718’de Pasarofça AntlaÅŸması imzalandı. AntlaÅŸmaya göre Belgrad ve Semendire Avusturya’da kalmak üzere Sava Nehri sınır kabul edildi.

Pasarofça AntlaÅŸmasından sonra Damat İbrahim PaÅŸanın sadarete getirilmesi ile Osmanlı Devletinde 1730 yılına kadar süren yeni bir devir baÅŸladı. “Lale Devri” adı verilen bu dönemde, Sultan Ahmet Han ülke içinde huzuru saÄŸlamak, orduyu kuvvetlendirmek, devleti maddi ve manevi en yüksek seviyeye çıkarmak için çalıştı. İstanbul’da ilk matbaa kuruldu. Yalova’da kağıt, İstanbul’da Tekfur Sarayında bir çini fabrikası açıldı. İstanbul’a davet edilen ve uzun seneler İstanbul’da kalarak orada vefat eden Comte de Bonneval (Humbaracı Ahmet PaÅŸa), humbaracı ocağını ıslah etti. İstanbul’un su ihtiyacını temin için bir de bend yaptırıp derya-yı sim adını verdi (Bkz. Lale Devri).

Osmanlı Devletinde sulh ve huzur devam ederken, İran-Safevi Devleti son günlerini yaşıyordu. İran’a baÄŸlı olan Dağıstan 1722’de Türk himayesine girmek istedi ve bu isteÄŸi kabul edildi. Kafkasya’yı tehdit eden Rusya’ya mani olmak isteyen Sultan Ahmet Han, hudut valilerine ferman göndererek hazırlıklı olmalarını istedi. Bu sırada İran cephesindeki ordu, 1723 yılında harekete geçerek Gürcistan, Güney Azerbaycan, Luristan, Erdelan, KirmanÅŸah ve Hemedan’ı ele geçirdi. 1725’de Osmanlı askeri Tebriz’e girdi. Gence, Revan ve Nahcivan alındı. 1727’de İran Åžahı imzalanan bir antlaÅŸma ile Osmanlı Devletinin bütün fetihlerini tanıdı.

1730 senesinde Nadir Åžah İran hakimiyetini ele geçirerek, İran birliÄŸini tekrar kurdu. Osmanlı Devletinin elinde bulunan önemli bazı eyaletleri geri aldı. Bu durum Damat İbrahim PaÅŸanın düşmanlarını harekete geçirdi. Bazı devlet adamları, PadiÅŸah ve Damat İbrahim PaÅŸanın İran üzerine sefere çıkmak üzere Üsküdar’a geçtikleri sırada yeniçerileri ayaklandırarak büyük bir isyan baÅŸlattılar. Asiler, PadiÅŸahtan ileri gelen devlet adamlarının bazısının idamını istediler. Listenin başında Damat İbrahim PaÅŸa da vardı. Sultan Üçüncü Ahmet Han, en sonunda sadrazam İbrahim PaÅŸa’nın idamına razı oldu. Zorbaların isteklerinin sonu gelmeyeceÄŸini, kendisinin de tahttan ayrılmasını isteyeceklerini bildiÄŸi için, 2 Ekim 1730’da tahttan çekilerek, kendi eliyle yeÄŸeni Åžehzade Mahmud’u Osmanlı tahtına geçirdi. Kendisi köşesine çekildi.

Yirmi yedi sene hükümdarlık yapan Sultan Ahmet Han, saltanattan çekildikten sonra, ilim ve ibadetle meÅŸgul oldu. Altmış üç yaşında iken 1 Temmuz 1736’da vefat etti. Yeni Cami'de, Turhan Valide Sultan Türbesine defnedildi.

Sultan Üçüncü Ahmet Han, ülkenin imarı için çok çalıştı. Aynı zamanda ilme ve ilim adamlarına çok deÄŸer verir ve onları korurdu. Sarayda dağınık yerlerde bulunan kıymetli kitapları bir araya toplayarak beyaz mermer havuzlu bahçede bir kütüphane inÅŸa ettirdi. Annesi için Üsküdar’da Yeni Valide Sultan Camii ve bunun yanında bir sebil, çeÅŸme, sıbyan mektebiyle bir imaret yaptırdı. Galata Kulesini tamir ettirdi. Topkapı Sarayının Bab-ı hümayun kapısı önünde yaptırdığı çeÅŸme, Osmanlı mimarisinin ÅŸahane bir eseridir. Kağıthane, ÇaÄŸlayan Kasrı önünde, Hasköy’de, Aynalı Kavak Kasrı civarında, Üsküdar’da, Üsküdar İskele Camii meydanında klasik tarzda dört cepheli olmak üzere pek çok çeÅŸme inÅŸa ettirdi. 1715’de Galatasaray haricinde bir cami, 1716’da Bebek Camii ile etrafındaki külliyeyi yaptırdı.

Derin bir sanat zevkine sahip olup, ÅŸair ve hattattı. Kur’an-ı kerimler yazdı. Yaptırdığı Sultan Ahmet ÇeÅŸmesi'ne kendi ÅŸiirini bizzat yazdı. Ayrıca Ayasofya Camii'ne asılmış güzel levhaları vardır.
Web Master Nail GÖK . http://www.forum112.com @ 2006 - 2010
Resim
Kullanıcı avatarı
vefakardost
ORTAK
ORTAK
 
Mesajlar: 2207
Kayıt: 16/11/2006, 23:15
Konum: MANİSA

Mesajgönderen Ertan tarih 19/2/2007, 17:31

paylaşım için saol
<= £®o => İhtiyaç DuyduÄŸunuz Her An Yanınızda... <= £®o => üye olmadığınız için bu linki göremiyorsunuz. üye olmak için Tıklayınız.
Ertan
BÖLÜM YETKİLİSİ
BÖLÜM YETKİLİSİ
 
Mesajlar: 643
Kayıt: 10/2/2007, 19:38
Konum: Forum112


Dön Tarih

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir