NATO (North Atlantic Treaty Organization) (Kuzey Atlantik An

Osmanlı tarihi, Türk tarihi, tarihimiz hakkındaki paylaşımlar..

NATO (North Atlantic Treaty Organization) (Kuzey Atlantik An

Mesajgönderen bilalerkmen tarih 17/6/2007, 13:32

NATO (North Atlantic Treaty Organization) (Kuzey Atlantik AntlaÅŸması TeÅŸkilatı), İkinci Dünya Savaşı’nın sona ermesini izleyen yıllarda Avrupa dengesinin bir türlü saÄŸlanamaması ve özellikle, SSCB’nin çok üstün askerî gücüne dayanarak tek yanlı giriÅŸimlere baÅŸlaması nedeniyle oluÅŸturulan askeri savunma örgütüdür.

İkinci Dünya Savaşı’nın ve özellikle Avrupa’daki savaşın yükünü ağır bir biçimde SSCB çekmiÅŸti. 19 Ekim 1939 tarihli Türk-İngiliz-Fransız İttifakı koÅŸulları uyarınca İkinci Dünya Savaşı sırasında tarafsız deÄŸil, savaÅŸ dışı kalmış olan Türkiye’yi savaÅŸa girme konusunda ikna edemeyen Müttefikler, DoÄŸu Cephesi’ni tümüyle SSCB’ye bırakmak zorunda kalmışlardı. Bunun sonucu olarak da önemli ölçüde Müttefikler tarafından donatılan güçlü ve kalabalık bir Sovyet ordusu Avrupa’nın içlerine dek ilerlemiÅŸti.

Amerikan-İngiliz ve Sovyet kuvvetleri arasında çıkan anlaÅŸmazlıkların çözümü için toplanan Yalta Konferansı’nda, bir anlamda paylaşım yapılmış ve çeÅŸitli ülkeler, deÄŸiÅŸik ülkelerin etki alanı olarak kabul edilmiÅŸlerdi. Ancak, Yalta’nın yapıldığı Åžubat 1945’i izleyen aylarda da bu karşılıklı huzursuzluk devam etmiÅŸti.

ABD’nin atom bombasını kullanması ve nükleer tekele sahip olması bile, SSCB’yi Yalta paylaşımına uyma konusunda zorlayıcı olamıyordu. ÖrneÄŸin, kendi etki alanının dışında kalmış olan Yunanistan’da iç savaÅŸ sırasında solcu güçleri desteklemesi ve Türkiye’den belirli taleplerle ortaya çıkması, SSCB’nin kendini çok rahat hissettiÄŸinin göstergeleriydi.

Müttefiklerin ordularını önemli ölçüde terhis etmelerine karşılık, SSCB, ordusunu terhis etmemiÅŸti ve bu ordunun önemli bir bölümü Avrupa’da bulunuyordu. SavaÅŸ sonrasında dünyada barışı kuracağı ve koruyacağı umut edilen BirleÅŸmiÅŸ Milletler de, iÅŸlevini yerine getirmekten çok uzak bir yapı içinde pasifize olmuÅŸtu.

Åžubat 1948’de Çekoslovakya Komünist Partisi’nin yaptığı darbe, Batı Avrupa’nın özgürlükçü demokrasileri için en ciddi uyarıcı oldu. 17 Mart 1948’de, yani, Çekoslovakya’daki darbeden bir ay kadar sonra İngiltere, Fransa, Hollanda, Belçika ve Lüksemburg arasında “Brüksel AntlaÅŸması” imzalandı. Buna göre, beÅŸ devlet, olası bir saldırı karşısında kuvvetlerini birleÅŸtirmeyi ve ortak davranmayı kabul ediyorlardı.

Brüksel AntlaÅŸması, NATO’ya giden çizginin baÅŸlangıcıydı. Fakat bu beÅŸ devletin askeri gücü, muhtemel bir SSCB saldırısını durdurabilmekten çok uzaktı. ABD’nin yer almayacağı askeri bir ittifakın, fazla bir gücü olamazdı. ABD ise Avupa politikasına karışmama konusundaki geleneksel politikasından uzaklaÅŸmış bulunuyordu. Sınırlarının bütünlüğünü korumak için, bir “Atlantik Duvarı” oluÅŸturulmasından yana idi. İşte bu nedenle Nisan 1949’da ABD, İngiltere, Fransa, Hollanda, Belçika, Lüksemburg, İtalya, İzlanda, Kanada, Danimarka, Norveç ve Portekiz arasında Kuzey Atlantik AntlaÅŸması imzalandı. AntlaÅŸmaya daha sonra Türkiye, Yunanistan, F. Almanya ve İspanya katıldılar.

NATO AntlaÅŸması’na göre taraflardan birine ya da birkaçına yapılacak bir saldırı, üye ülkelerin tümüne yapılmış sayılacaktı. Fakat, aradan geçen yıllar boyunca, kimi esnek karşı saldırı anlayışları ortaya çıktı.1990 yılı baÅŸlarında SSCB ve DoÄŸu Bloku ülkelerinde yaÅŸanan baÅŸ döndürücü siyasal ve sosyal geliÅŸmeler sonucunda sosyalist sistemin çökmesi, beraberinde NATO’nun karşıt gücü VarÅŸova Paktı’nın da dağılmasını (Åžubat 1991) getirdi.

ABD önderliÄŸindeki yeni dünya düzeninde NATO’nun iÅŸlevinin sona ereceÄŸi düşüncesi, Körfez Savaşı (Ocak-Åžubat 1991) ve Yugoslavya’nın dağılmasının ardından Sırpların Bosna Hersek Cumhuriyeti’ni haritadan silme çabaları (1992-1996) karşısında boÅŸa çıktı. Örgüt üyeleri, her iki savaÅŸa da caydırıcı bir güç olarak BM emrinde katıldı.

NATO, en azından bugünkü dünya konjoktöründe varlığı gerekli bir askeri örgüt olarak önemini korumaktadır. Askeri bir ittifak olmasına karşın, NATO’nun ekonomik yönü de gözardı edilemez. Gerçekten aynı ittifak zinciri içinde yer alan ülkeler arasında, ekonomik alanlarda da daha iyi bir diyalog ve iÅŸbirliÄŸi olanağının bulunması son derece doÄŸaldır
Kullanıcı avatarı
bilalerkmen
DENEYİMLİ ÜYE
DENEYİMLİ ÜYE
 
Mesajlar: 34
Kayıt: 16/6/2007, 17:33
Konum: sivas

Mesajgönderen vefakardost tarih 17/6/2007, 13:55

bilgiler için teşşekkur ederim.
Web Master Nail GÖK . http://www.forum112.com @ 2006 - 2010
Resim
Kullanıcı avatarı
vefakardost
ORTAK
ORTAK
 
Mesajlar: 2214
Kayıt: 16/11/2006, 23:15
Konum: MANİSA


Dön Tarih

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir

cron