GERCEKTEN DE GUZEL VE ONUR DOLU BIR HIKAYE... ASLINDA HABER.

Duygusal, anlamlı güzel yazılar buraya.

GERCEKTEN DE GUZEL VE ONUR DOLU BIR HIKAYE... ASLINDA HABER.

Mesajgönderen vefakardost tarih 20/1/2007, 21:37

Gençlik ve serdeki hafif anarşistlik... 200 metrede altın ve bronz
madalya kazanan Amerikalı iki siyah atletin, Tommie Smith ve John
Carlos'un siyah deri eldivenli yumrukları havada, başları önde
posteri yıllarca hayal dünyamızı ve asıl oda
duvarlarımızı süslemişti.
İtiraf ediyorum ki, Aynur Çağlı'nın o muhteşem haberini
okuyana kadar aynı karede önde duran, gümüş madalyalı Avustralyalı beyaz
atlete hiç dikkat etmemişim. Adı Peter Norman imiş...
İşte bu atlet geçen hafta öldü. Haberin ve konunun tekrar gündeme
gelmesinin sebebi budur.
*
Gelelim hikayeye...
Mexico City'de 200 metre finali koşulmuş. Amerikalı (siyah)
atletler Tommie Smith ile John Carlos birinci ve üçüncü gelirken,
ikinciliği Avustralyalı (beyaz) Peter Norman kazanmış.
Madalya töreni için bekledikleri sırada, Carlos, Peter Norman'ın
yanına gelerek sormuş:
- İnsan haklarına inanıyor musun?
- Evet, inanıyorum.
- Peki ya Tanrı'ya?
- Bütün kalbimle...

Bunun üzerine, iki siyah atlet kafalarındaki eylem planını açıklamışlar,
Norman tereddütsüz katılmış:

- Ben eyleminizi destekleyeceğim, bana ne yapmam gerektiğini söyleyin!

İlk defa, o günler için müthiş bir provokasyon hatta devrim sayılacak bir
eylem planlıyor iki genç adam: Amerika'daki ırk
ayrımcılığını ve siyahlara reva görülen fakirliği ve ikinci sınıf
vatandaşlığı protesto edecekler... Ama nasıl?

Fikir Norman'dan geliyor: bir çift siyah deri eldiven buluyorlar,
sağ tekini Tommie, sol tekini John eline geçiriyor; fakirliği sembolize
etmek için çıplak ayakla kürsüye çıkıyorlar, başları kederle öne eğik,
sıkılı yumruklarını havaya
kaldırıyorlar. Önlerinde duran beyaz atlet Peter Norman da, dayanışmasını
göstermek için kalbinin üstüne 'İnsan Hakları İçin Olimpiyat Projesi
Hareketi'nin kokartını iğneliyor.

Amerikan milli marşı çalarken plan icra ediliyor ve eylem koyuluyor.
Ve tabii (hatırlıyorum) dünya birbirine giriyor. Amerika ayağa
kalkıyor. Olimpiyatlar bile gölgede kalıyor, dünya gazeteleri yumrukları
havada siyah atletlerin fotoğrafını birinci sayfadan veriyor...
Amerikan Olimpiyat Komitesi iki siyahın spor kariyerini o saniye bitiriyor.
Eylem amacına ulaşmış, Amerika'daki zenci
azınlığın durumu dünya gündemine girmiştir. Smith ve Carlos spor
hayatlarını (ve buna bağlı olarak geleceklerini) feda etmişler ama dünya
tarihine geçmişlerdir. Dünyadaki yüz milyonlarca ezilmiş siyahın ilahı
haline gelmiÅŸlerdir.
Peki ya Avustralyalı beyaz Peter Norman?
Meslektaşım Aynur'un anlattığına göre, Norman'ın da
hayatı kararmış.
Tommie Smith diyor ki:
"Peter, bir beyazdı. O günlerde siyahların haklarını savunma
cesareti gösteren, onurlu ve belkemiği sahibi beyaz çok azdı. Peter,
Avustralya'ya döndüğünde kimse yüzüne bakmadığı gibi, herkes
tarafından yargılandı. Onun da atletizm kariyeri bitti, spor çevrelerinden
dışlandı. Tehditler, işsizlik ve tecrit nedeniyle öyle sıkıntılı günler
yaşadık ki, üçümüzün de ilk evliliği sona erdi."
Avustralya Devleti Norman'ı ölene kadar affetmemiş ama... Norman
intikamını mezara götürmüş: 1968 Olimpiyatları finalinde ikinci olurken
kırdığı 200 metre Avusturalya rekoru hâlâ, 38 yıl sonra kırılamamış.
Ölene kadar süren 'eylem kardeşliği'
İki amerikalı ve bir Avustralyalı 'lanetli' atletin o gün
başlayan 'eylem kardeşliği' ve dostlukları ömür boyu sürmüş.
Aradan geçen 38 yıl boyunca, yazışmışlar, buluşmuşlar, görüşmüşler.
Ta, geçen hafta, Peter Norman evinin bahçesinde kalp krizi geçirip 64
yaşında ölene kadar.
Ve şimdi, aşağıdaki fotoğrafa iyi bakın:

Melbourne'de yapılan cenaze töreni. 'Onurlu beyaz
atlet' Peter Norman'ın
tabutu, Tommie Smith (solda) ve John Carlos'un omuzlarında!
Üç 'eylem kardeşi' son kez omuz omuza...
Nasıl, muhteşem bir haber değil miymiş?
Bu habere neredeyse tam sayfa ayıran Star'a bravo. Ve tabii Aynur
Çağlı'ya da kocaman bir bravo. Final onun ağzından:

"Cenaze töreninde Carlos ile Smith'in yanına gidip 'Siz
Mexico City'de yumruklarınızı havaya kaldırdığınızda, biz
Türkiye'deydik. Şeref kürsüsündeki fotoğrafınız o gün bize ve
kuşağımıza çok şey öğretti' dediğimde, Carlos yüzünde içten ve
gururlu bir gülümsemeyle eğilip,'Bizim de bütün amacımız buydu
zaten' dedi." (Star, 16 ekim)
Web Master Nail GÖK . http://www.forum112.com @ 2006 - 2010
Resim
Kullanıcı avatarı
vefakardost
ORTAK
ORTAK
 
Mesajlar: 2207
Kayıt: 16/11/2006, 23:15
Konum: MANİSA

Mesajgönderen aysun20 tarih 27/1/2007, 11:26

emegıne saglık bende cok uzulmusdum bu olayı duyunca
Beni KaYbEtMeYi SeÇeNi BeN KaZaNmAK İçİn UğRaŞmAm...
Kullanıcı avatarı
aysun20
TİRYAKİ ÜYE
TİRYAKİ ÜYE
 
Mesajlar: 416
Kayıt: 18/1/2007, 15:15


Dön Güzel Yazılar

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir

cron