Geceleri kesintisiz uyuyacak ama her kalkışımda seni öpme duygusunu
tadamayacaktım. İstediğim her akşam, sinemaya, bara, dürüm yemeğe,
sahilde dolaÅŸmaya gidebilecektim ama 'anne bende geleyim' diye
bacaklarıma yapışan minik ellerinin sıcaklığı ısıtmayacaktı yüreğimi...
Yeni boyanmış duvarlarımda kalem izi ve yemek izi olmayacaktı ama ben
silerken 'anneciğim ne kadar iyisin' diyen sesini duymayacaktı
kulaklarım... Babanla belki daha az kavga edecektim ama her kavga
sonrası 'üzülme ben seni çok seviyorum' diye beni göğsüne
bastırmayacaktın...
Belki başım daha az ağrıyacak, daha az yorgun olacaktım ama kanepeye
uzanıp minik ellerinle yaptığın o büyülü dokunuşların etkisiyle
dirilemeyecektim...
Hastane odasında, lohusa kurdelası ile çekilmiş fotoğraflarım
olmayacaktı....
Otobüse bindiğimde kimse yer vermeyecekti...
Her gece bıkmaksızın baktığın düğün fotoğraflarıma belki yılda bir kez
bakacaktım...
Annemi bu kadar sevdiğimi anlamayacaktım...
'Seni seviyorum' demeyi hep erteleyecektim. Annelik duygusu ile
donanamayacaktım...
Doğum izni prosedüründen haberim olmayacaktı...
Aynı cinsin rekabetinin ne demek olduğunu anlamayacaktım...
Elim senin elinde dolaşırken bir sahil kenarında, dalga seslerinin bize
şarkılar mırıldandığını duyamayacaktım... Gece senle ilgili korkulu
rüyalar görmeyecek, ızdırapla uyanıp yatağının yanına gelip, derin derin
nefes alışını izleyemeyecektim...
38.5 derece ateş beni de yakıp kavurmayacaktı...
Anneler gününde kimseden hediye alamayacaktım ama ertesi gün bana küsüp
geri hediyesini isteyen bir yavruya gülümseyemeyecektim...
Sabrı, merhameti, önseziyi, özveriyi, duyarlığını, öğrenmeyi, öğretmeyi
tam randımanlı kullanamayacaktım...
Gece 4:30 da gözü kapalı mutfağa kadar gidip, bardağa su doldurup yine
gözü kapalı dönme yeteneğini kazanamayacaktım...
Minicik evimi mama sandalyesi, otomobil koltuğu, ana kucağı, rengarenk
emzikler, muhtelif boyda biberonlar, onlarca çeşit barbie, yapbozlar,
tüylü-tüysüz envai çeşit oyuncakla ve şişelerce çocuk ilacı ile
doldurmayacaktım...
Her çıktığım alışverişten sana alınmış paketlerle dönemeyecektim...
Hamilelik esnasında 80'li kilolara kadar çıkıp, tartıyı kırma eğilimi
gösteremeyecektim...
Çocuk doktorları ile ilişkim, sokakta gördüğüm tabelalardan ibaret
olacaktı....
Aşkın ve sevginin bir erkekle kadın arasında yaşanan o önlenemez sevgi
olduğunu sanacak ve yanılacaktım...
Torun bakma şansım olmayacaktı...
Ben kanepede sızmış uyurken, koşa koşa yatağının örtüsünü alıp, üzerime
sermek için nefes nefese kalışını göremeyecektim...
Üzümün çekirdeklerini tek tek çıkarmak için insanüstü bir uğraşa asla
girmeyecektim...
Sulu köftenin köftelerini fındık büyüklüğünde yapmak için sabrım hiç
olmayacaktı...
Kimseye bu kadar sık sarılamayacak ve yalayıp yutarcasına
öpemeyecektim... Sen olmasaydın eğer ben asla 'ben' olmayacaktım... Bir
çocuk doğduğu anda, bir anne doğmuş olur.



