Spor
Yıllarca, astımı olan kişilerin spor yapamadıklarına veya yapmamaları gerektiğine inanılmıştı. Egzersiz sırasında astım semptomları veya egzersiz kaynaklı bronkospazm, genellikle egzersizi takip eden birkaç dakika içinde gerçekleşir. Semptomlar, kuvvetli bir egzersiz seansından 5-10 dakika sonra şiddetin doruğuna ulaşır, ve bir 20 ila 50 dakika devam edebilir.
Tedavi edilmez ise, egzersiz kaynaklı bronkospazm sizi hoşlandığınız aktivitelere katılmaktan geri bırakabilir. Nöbet birkaç dakikadan fazla sürmese bile, gene de korkutucu bir deneyimdir ve aktivitelerinizi gereksiz yere sınırlamanıza neden olabilir.
Doktorunuzun kontrolü altında, yavaş yavaş başlayarak 30 dakikalık aerobik egzersiz yapmaya çalışın. Bu, evinizin çevresinde bir yürüyüş veya havuzda biraz yüzmek kadar basit bir egzersiz olabilir. Egzersiz konusunda en önemli husus, onu hayatınızın bir parçası haline getirmektir. En iyisi haftada 3-4 gün düzenli egzersiz yapmanızdır.
Bir spor programına başlamadan önce doktorunuza danışmayı unutmayın. Spor yaptığınız zaman ne tür semptomlar geliştirdiğinizi bilmek, doktorunuzun size en iyi egzersiz planını seçmesi konusunda kendisine yardımcı olacaktır. Örneğin, doktorunuz ilaçlarınızı değiştirebilir veya egzersize başlamadan hemen önce almanız için bir ilaç verebilir.
Hoşunuza giden aktiviteleri seçin
Yaptığınız aktiviteden zevk alırsanız, sıkılma veya bırakma olasılığınız azalır. Astımı olanlar genelde yürüyüş ve yüzme gibi aktivitelere daha yatkın olurlar. Bir arkadaşla birlikte spor yapmak da motivasyonunuzu artıracaktır.
İlaçlarınızı düzenli olarak alın
Doktorunuzun verdiği ilaçlar egzersiz esnasında astım semptomları yaşamanızı önleyebilir. Egzersiz esnasında astım semptomu yaşıyorsanız, doktorunuzu derhal durumdan haberdar edin.
Başlamadan önce ısının
Isınma, kaslara kan gidişini hızlandırır ve sakatlıkları önler. Ayrıca, astım semptomlarının nüksetmesi olasılığını azaltmakta yardımcı olur. Isınmak için 5-10 dakika yavaş adımlarla yürüyün, sonra da kaslarınızı açın.
Bitirdiğinizde soğuma egzersizleri yapın
Soğuma, vücudunuzun (akciğerleriniz dahil) ısı değişikliğine uyum sağlamasına yardım eder, böylece astım semptomlarınızın nüksetme olasılığı azalır. Soğuma için bir 10 dakika ayırın. Buna, esneme hareketlerini de katın. Soğuma esnasında astım semptomlarınız kötüleşirse, devam etmeyin ve derhal doktorunuzun talimatlarını yerine getirin.
Kendinize hedefler koyun
Kendinize erişebileceğiniz hedefler koyun. Hedefinize ulaşmak, size bir şey başarmış olma hissini tattıracaktır. Hedefinize ulaşınca, kendinizi ödüllendirin.
Temponuzu ayarlayın
Aşırıya kaçmayın. Egzersiz esnasında biriyle sohbet edemiyorsanız, muhtemelen biraz aşırıya kaçıyorsunuz. Kendinizi iyi hissetmediğiniz veya astım semptomlarınızın kötüleştiği günlerde egzersiz yapmayın. Kendinizi iyi hissettiğinizde tekrar baştan başlayın ve birkaç gün veya birkaç haftalık bir zaman diliminde eski seviyenize gelin.
Yemek
Astım tedavisi konusunda asla anlamsız gıda kürlerinden medet ummayın. Astım tedavisinin ispatlanmış olan tek çaresi doktorunuzun önerdiği günlük tedavi planının aynen uygulanmasıdır. Ancak, beslenme programınıza bazı şeyleri katarak astım semptomlarınızı azaltabileceğinize dair kanıtlar da bulunmaktadır.
Neler yemeliyim?
Bir klinik deneyde, günde 2 gramlık C vitamininin astıma iyi gelebileceği görülmüştür.
Başka bir çalışma, magnezyumun astıma iyi gelebileceğini göstermiştir. Magnezyumu fındık, yeşil sebzeler ve süt ürünleri gibi besin kaynaklarından alabilirsiniz.
Günde en az 6 ila 8 bardak su içmeniz önerilmektedir.
Son olarak, besin açısından dengeli öğünler yiyin. Bunun anlamı, her öğünde beş gıda gurubunun her birinden uygun miktarda tüketmeniz demektir. Doktorunuz her guruptan besin ve önerilen günlük tüketim miktarları konusunda size bilgi verebilir.
Gece Olunca
Astım ve Gece: Bir bağlantı var mı?
Güneşin batmasıyla birlikte astımınız da kontrolden çıkıyor mu? Eğer gün boyu kendinizi iyi hissedip, gece vakti semptomlarla uyanıyorsanız, yalnız değilsiniz. 1500 yıllık tıbbi kaynaklarda bile bu durumdan bahsedildiğini görüyoruz.
Gece uykudan uyandıran astım semptomlarından insanlar yıllardır "gece astımı" diye bahsetmiştir. Ama bu sizi yanıltmasın - Astım rahatsızlığı her gün ve 24 saat mevcuttur. Hem gündüz, hem de gece semptomlarını önleyebilmek için tedavinizi kesintisiz olarak uygulamalısınız. Gece astımının neden daha zor olduğuna bir göz atalım.
Yatmak sorunun bir parçası olabilir
Yatarken aldığımız yatay pozisyon, yemek borusunda yanma olarak da bilinen Gastroözofageal Reflü Hastalığını (GERD) daha da kötüleştirebilir. Mide asidinin yemek borusuna, hatta bazen genzinize veya nefes borusuna kadar geri kaçması, GERD rahatsızlığına yol açar. Sağlık çalışanları, her iki rahatsızlıktan da muzdarip insanlarda, GERD tedavisinin astım semptomlarına da iyi geldiğine inanırlar. Akşam yemeğinden sonra bir şey yememek bu duruma en iyi çözümdür -ama geceleri astım semptomu yaşıyorsanız, doktorunuzdan bu konuda bilgi isteyin.
Yatak odanız işi daha da mı kötüleştiriyor?
Astımı olan bir kişi için, yatak odası evdeki en kötü oda olabilir. Yastık, şilte ve halılar her türlü toz ve gözle görülemeyen ev böceğini emerek astım semptomlarını tetikleyebilir. Ne yapmak gerekir?
Şilte ve yastıkları toz geçirmeyen özel bir kılıfla kaplayın.
Yastıklarınızı en az 5 yılda bir yenileyin.
Çarşaf ve yorganları her hafta sıcak su ile yıkayın. Suyun ısısı 55 dereceden yüksek olmalıdır (ev böceklerinin ölmesi için).
Gündüz tüm yatağı kaplayacak bir yatak örtüsü sererek tozlardan korunun. Gece, örtüyü başka bir odada tutun.
Gece astımının diğer olası nedenleri
Doktorlar gece astımının aşağıdakiler gibi başka olası nedenlerini de incelemektedirler.
Hava yollarının uykuda soğuması.
Adrenalin ve kortizol düzeylerinin düşmesi. Bu iki hormon vücudunuzun astımı kontrol altında tutmasını sağlar. Gece saat 4 ve 8 arasında bunlar en düşük düzeylerine inerler.
Düzenli Tedavi Planınıza Uyun
Astım tedavi planınıza uzun etkili bronkodilatör gibi kontrol ilaçları ilave edilerek, geceleri meydana gelen ötme ve öksürük kontrol altına alınabilir. Bundan dolayı, semptomlarınızı doktorunuza söylemeyi ihmal etmeyin. Böylece, birlikte astım semptomlarınızı 24 saat kontrol altında bulundurabilecek bir tedavi planı geliştirebilirsiniz.
Günlük Yaşam
Astım tüm yaşamınızı etkileyebilir:
Duygularınız
Fiziksel sağlığınız
Mali durumunuz
Aileniz
İşiniz
Sosyal hayatınız
Hayat tarzınız
Yaşam koşullarınız
Astımınızın doğrudan etkilediği başka şeyler de aklınıza gelebilir kuşkusuz. Astım hakkında ne kadar çok şey bilirseniz, onu o kadar etkin biçimde kontrol edebilir ve etkilerini o kadar iyi azaltabilirsiniz. Hayatınıza ettiği etkileri azaltmanın bir yolu, kendinizi (ve başkalarını) astım konusunda eğitmektir. Astımın hayatınızın her yönünü nasıl etkilediğini iyice anlamalısınız. Astımın hayatınıza ettiği etkiyi azaltmak için gerekli adımları ancak böyle atabilirsiniz.
Aile ve arkadaş çevrenizin tepkileri
Astımınızı kontrol etmekten siz sorumlu olsanız da, aileniz ve arkadaşlarınız da önemli bir rol oynayabilir. Durumunuzu ve bunun sizi nasıl etkilediğini anlamaları tabii ki önemlidir. Ancak, astım semptomlarınız başkaları tarafından çok kolay anlaşılamayabilir. Bunun sonucunda, aileniz ve arkadaşlarınızın astımınızdan kuşku duydukları, veya tüm semptomlarınızın kafanızda olduğunu zannettikleri durumlar olabilir. Astım nöbeti geçirdiğiniz zaman büyük bir panik veya korku da yaşadıkları olabilir.
Astımı olan birinin aile üyeleri ve arkadaşları arasında görülen en sık tepki utanç, suçluluk duygusu ve kaçış olabilir. Bazı aile üyeleri, astımınız yüzünden gördüğünüz ilgiyi kıskanabilirler. Bu duyguları ortaya çıkarmaya çalışın ki, anlaşılıp halledilebilsinler.
Astımı olan birinin aile üyeleri ve arkadaşları arasında sık görülen bir diğer tepki aşırı korumacılıktır. Aile üyeleri bazen rahatsızlığınızdan dolayı evin dışında yapılan spor, alışveriş, hatta tatil gibi aktiviteleri kısıtlayabilirler. Ancak, doğru tedbirleri alırsanız, astım aktivitelerinizi geniş anlamda kısıtlamaz. Tüm bu tepkilerin cevabı eğitimdir.
Aileniz ve arkadaşlarınıza, kötüleşen ve şiddetli astım semptomlarını izah edin.
Acil telefon numaralarını el altında bulundurun ve yerini aile üyelerine bildirin.
Mümkünse, bir astım nöbeti durumunda herkese yapacak bir iş verin. Örneğin, birisi acil telefonu ararken, diğeri ilacınızı getirebilir. Böylece, aileniz veya arkadaşlarınızla beraberken bir astım nöbeti geçirirseniz, neler olup bittiğini merak etmek yerine, onlarda bir işe yaradıklarını hissedebilirler.
Hayat tarzında değişiklikler
Bazı insanlar astıma tepki olarak hayat tarzlarını değiştiriyorlar. Örneğin, evden fazla uzaklaşmıyorlar. Partiler, aile gezileri, tatiller, hatta bakkala gitmekten bile sakınıyorlar. Aslında bunların gerisinde yatan korku, evden uzaklaştıklarında geçirebilecekleri bir astım krizidir.
Bu korkuyu azaltmak adına, böyle zamanlar için bir plan geliştirin. Tatile giderken, yakınlardaki hastanelerin adres ve telefon numaralarını öğrenin. Sizi ilk kez tedavi etmek durumunda olacak tıbbi personel için, kullandığınız ilaçların ve diğer şeylerin bir listesini çıkarın (sağlık çalışanınızdan bir mektup gibi).
Astım karşısında sık gösterilen diğer bir tepki, egzersiz ve her türlü fiziksel aktiviteyi bırakmaktır.
Doktorunuzun da onayı ile, spor limitlerinizi göz ardı etmedikçe, ilaçlarınızı gereğince aldıkça, ve egzersiz veya yoğun aktivite sırasında veya sonrasında oluşabilecek astım işaret ve semptomlarına dikkat ettiğiniz sürece, spor yapmaya devam edebilirsiniz. Bir spor uzmanı veya doktorunuzun yardımı ile uygun bir egzersiz programı geliştirebilirsiniz. Unutmayın ki, burada egzersiz dediğimiz şey bir yürüyüş ya da merdiven tırmanmak kadar basit bir şey olabilir. Astımınızı iyi kontrol edebildiğiniz sürece, egzersiz yapabilir ve fiziksel olarak aktif bir hayat sürebilirsiniz.
Kendinizi fiziksel olarak nasıl hissediyorsunuz?
Astımı olan kişilerin kendilerini nasıl hissettikleri günden güne değişiklik gösterebilir. Bunlar arasında sayılabilecek şeyler, yorgunluk hissi, sık hastalanma ve kilo almak olabilir. Bunların sebebi genellikle astımdır, ama bazen ilaçların yan etkisi de olabilir. Çoğunlukla ikisinin bir karışımıdır.
Uyumakta zorluk çekiyorsanız, buna ilaçlar veya astımın kendisi sebep olabilir. Astım semptomları uykusuzluğa neden oluyorsa, ilaçlarınızın değiştirilmesi gerekebilir. Doktorunuzu, sağlık çalışanınızı durumdan haberdar edin. Ona danışmadan ilaçlarınızı asla değiştirmeyin.
Herkes gibi, astımı olan kişiler de akciğer enfeksiyonu, grip, nezle gibi hastalıklara yakalanabilirler. Bunlardan kaçınmanın dört önemli yolu şunlardır:
Dengeli beslenin
Yeterince dinlenin
Ellerinizi sık sık yıkayın
Her yıl grip aşısı olun
Astım tek başına kilo aldırmaz. Ancak, astım ilaçları (bilhassa hap ve sıvı olarak steroidler), hareketsizlik, hayat tarzında değişiklik, ve depresyon hisleri kilo almanıza sebep olabilir.
İlaçlarınız yüzünden kilo aldığınızı düşünüyorsanız, doktorunuzla görüşün. Başka bir ilaç size daha uygun olabilir. Ama asla doktorunuzun onayı olmaksızın başka bir ilaca başlamayın.
Hareketlenin! Astım yüzünden spor yapmayı bırakmayın.
Astım hastası olmak tüm hayatınızı değiştirmeniz gerektiği anlamına gelmez. İstediğiniz şeyleri yapmakta zorlanıyorsanız doktorunuza danışın.
Bazen astım hastası olmak konusunda üzüntü veya suçluluk duyguları yaşayabilirsiniz. Bu sizin suçunuz değil. Astım milyonlarca insanda olan bir akciğer hastalığıdır. Ancak kendinizi üzgün ve depresyonda hissediyorsanız, doktorunuz ile görüşün.
Evin içindeki çevresel etkiler?
Evde ve ofiste astımınızı tetikleyen şeylerden sakınarak, astım semptomlarınızın nüksetmesini önleyebilirsiniz. Toz böcekleri, küf veya duman gibi şeyler astımınızı tetikliyorsa, bunlardan sakınmak için elinizden gelen her şeyi yapın.
Eviniz ve ofisinizi mümkün olduğunca tozdan arındırın.
Küf astımınızı tetikliyorsa, serin ve rutubetli yerlerden (örneğin, bodrum katları) mümkün olduğunca uzak durun.
Astım semptomlarınızı tetikleyen ev temizleme ürünlerinden uzak durun.
Duygusal tepkiler
Astıma karşı en sık gösterilen duygusal tepkiler şunlardır:
Depresyon ve deÄŸersizlik hisleri
Güvensizlik
Kızgınlık
Panik ve korku - özellikle astımdan ölme korkusu
Astım gibi kronik bir sağlık durumuna sahip bir kimsede depresyon ve değersizlik hisleri görülmesi olağandır.
Bazı insanlarda, özellikle uzun süredir kontrol edilemeyen astım durumuna sahip insanlarda, bu tür hisler daha sık görülür. Kendinizin veya bir aile üyesinin depresyonda olduğunu düşünüyorsanız, bir doktora danışın.
Kızgınlık ve öfke de astım hastalarında sık rastlanan duygulardır. Bu hislerin kaynağını belirlemenin ve kızgınlığınızı daha verimli kullanmanın yollarını arayın. Astımınızı etkin bir şekilde kontrol etmekle kazanacağınız kontrol duygusu, astım hastası olmak yüzünden hissettiğiniz kızgınlığı azaltmakta yardımcı olabilir. Astımlı hastalarda panik ve korku duygularına da sıkça rastlanır. Bu, astımı olan bazı kişilerin dışarı çıkmak ve spor yapmaktan niye kaçındığını izah edebilir. Şunu unutmayın ki, astımınızla ilgili korkularınız, bunları önleme konusunda atacağınız adımlarda çok faydalı olabilir. Ama ne kadar bilgi sahibi olursanız, astımınızı o kadar etkin bir biçimde kontrol edebilir ve korkusuzca yaşayabilirsiniz.
Evcil Hayvanlar
Onlarsız olmuyorsa birlikte nasıl yaşayabileceğinizi öğrenin
Çok sevdiğiniz hayvanınıza olan alerjiniz sizi hapşırtıyorsa, okumaya devam edin. Alerjinizin sebebi, ev hayvanınızdan dökülen kuru partiküller, tükürük ve idrardır. Bu partiküller çok küçük oldukları için, rahatlıkla hava yoluyla taşınabilmektedirler. Bunları nefes yoluyla içinize çektiğinizde, astım semptomlarınız rahatlıkla nüksedebilir. Böyle bile olsa, asla ev hayvanınızdan ayrılmak istemeyebilirsiniz. Aşağıdaki öneriler yardımcı olabilir:
Dökülen tüyler sizi rahatsız mı ediyor?
İnsanlar köpeklerden çok kedilere alerjiktir. Kedi döküntüleri köpek döküntülerinden daha küçük olduğu için havada daha uzun süre kalırlar; yani kedi pisliğini içinize çekme olasılığınız daha fazladır. Sizi kürkünün üzerindeki tükürüğe maruz bırakması açısından, kedilerin yalanma alışkanlıkları bile işleri daha kötüye götürebilir.
Köpekler hipoalerjenik olmasalar da, kimisi diğerleri ile karşılaştırıldığında daha çok sorun yaratır, çünkü bunlar köpeğinizin kürküne yapışarak evin içine kadar girerler. Kedi köpek yerine kuş besliyorsanız da kendinizi güvende saymayın. Bir yastık üzerindeki tüy bile alerjik bir tepkiye yol açarak astım semptomlarınızı nüksettirebilir.
Öneriler
Köpeğiniz dışarıdan içeri döndüğünde onu nemli bir bez ile silin.
Köpek veya kedinizi her hafta yıkayarak döküntü miktarını azaltabilirsiniz. (Kediniz nemli bir bezle silinmeyi tercih edebilir)
Her türlü kırpma işlemi açık havada yapılmalıdır. Böyle bir işlemi, astım olması olmayan birinin yapmasında yarar vardır. Dışkı kutusunu değiştirme ve yıkama işlemlerinin de astım hastası olmayan biri tarafından yapılması gerekir.
Hayvanınızı asla yatak odanıza sokmayın.
Mümkünse, hayvanınız için evin dışında konforlu bir yuva yapın.
Evinizin içindeki hayvan döküntüsünü azaltmak için
Halı ve döşemeli mobilyanızı yıkanabilir halı ve koltuk kılıfları ile değiştirin.
HEPA (yüksek etkinlikli partikül yakalayıcısı) özelliği olan bir elektrik süpürgesi ile evinizi her hafta süpürün.
Hayvanınızın en çok zaman geçirdiği odalara HEPA hava filtreleri koyun. (Havayı döküntü, polen ve toz partiküllerinden arıtmakta yardımcı olabilir. Ama sıkça temizlenmesi gerekir.)
Evinizin ısıtma ve klima kanallarını her 6 ila 12 ayda bir temizleyin.
Astım semptomlarınızda oluşan değişiklikleri doktorunuzla görüşmeyi unutmayın. Astım semptomlarınız kötüleşmekteyse, hayvanınıza yeni bir ev bulmak uzun vadede her ikinizi de daha mutlu edebilir.
Ev hayvanlarımız harika ve çok sadık dostlarımızdır. Bizim de onlara mümkün olduğunca sevgi ve bakım vermemiz gerekir. Dostunuzla bir hayat boyu beraber olmak istiyorsanız, ona yeterince sevgi ve bakım verebildiğinizden emin olun.
Sigara
Astımınız mı var? Sigara içmeyin
Pekala, bunu daha önce de duydunuz. Sigara içmek kötü bir şeydir. Üstelik, sizi öldürebilir de. Sigara içiyorsanız, akciğer kanseri, kalp hastalığı, mide ülseri ve felç geçirme olasılığınız artar.
Astımınız varsa, sigara içmemeniz çok önemlidir. Sigara dumanı, hava yollarınızı rahatsız ederek daralmalarına yol açar ve astımınızı nüksettirir. Sigara içmek, astım nöbeti geçirme riskinizi de artırarak hava yollarınızda kalıcı hasara neden olabilir - bunu da hiçbir ilaç tedavi edemez.
Bazen sigara içmemek de yetmez
Zaten sigara içmiyorsanız, bu çok iyi. Ama ne yazık ki, bu tamamen güvende olduğunuz anlamına gelmiyor. Astımı olan kişilerin, başkalarının sigara dumanını içlerine çekmeleri de zararlı olabiliyor. Ailenizde sigara içen varsa, bu sorun oluşturabilir. Ayrıca, sigara içen arkadaşlarınıza bunun sizi nasıl etkilediğini izah etmek de zor olabilir. Ama astımınız varsa, sigara dumanından duyduğunuz rahatsızlığı başkalarına belli etmeniz çok önemli - sigara astımınızı kötüleştirebilir, bu da çok ciddi bir sorundur.
Etrafınızdaki insanların sigara içmemeleri için ne yapabilirsiniz?
Onlara endişelerinizi anlatın.
Etrafınızda duman olduğunda astımınızın kötüleştiğini izah edin.
Onları sigarayı bırakmaya teşvik edin, ama şunu unutmayın ki sigara bir bağımlılıktır ve bırakmak çok zor olabilir.
Sigaradan vazgeçemiyorlarsa, açık mekanlarda içmelerini isteyin.


