Küçük hücreli dışı akciğer kanserlerinde, cerrahi en uygun tedavi seçeneğidir. Tümörün yerleşimi veya yaygınlığı nedeniyle cerrahi şansını kaybetmiş akciğer kanseri hastaları başlıca üç yöntem ile tedavi edilir; Radyoterapi, Kemoterapi, Terapötik (Girişimsel) Bronkoskopi
Küçük hücreli akciÄŸer kanserlerinde ise ilk tedavi seçeneÄŸi kemoterapi ve radyoterapidir. Ancak son yıllarda “Multimodalite Tedavi Prensipleri” içerisinde yer alan giriÅŸimsel bronkoskopi; özellikle nefes darlığı ve öksürük ve balgamla kan gelmesi gibi ÅŸikayetlerin ön planda olduÄŸu hava yolu tıkanıklığının bulunduÄŸu hastalarda, yaÅŸam süresi ve kalitesi üzerine belirgin olumlu etki saÄŸlamaktadır.
Radyoterapi – Brakiterapi: Genellikle tümör kitlesinde küçülme saÄŸlar. AkciÄŸer fonksiyonlarına olumsuz yönde etkileri vardır. Trakea ve bronÅŸlarda %20-30 açılma saÄŸlayabilir. Tedaviyi tekrarlamak mümkün deÄŸildir. AkciÄŸer kanserinde ölüm nedenleri olan solunum yetmezliÄŸi, kanama, postobstruktif pnömoni ve atelektaziyi önleyici etkisi yoktur. Hastalarda özellikle brakiterapi ile yapılan tedaviye baÄŸlı uzun sürede ortaya çıkan nekroz ve kanama komplikasyonu ölüm nedenlerindendir.
Kemoterapi: Küçük hücreli akciğer kanseri dışında tümör üzerinde fazlaca etkisi yoktur ancak tümörün vücudun diğer organlarına yayılmasını geciktirebilir. Tekrarlanan kemoterapi rejimlerinin hastaların yaşam kalitelerine olumsuz yönde etkileri vardır. Akciğer kanserinde ölüm nedenleri olan solunum yetmezliği, kanama, postobstrukif pnömoni ve atelektaziyi önleyici etkisi yoktur.
Girişimsel Bronkoskopi: Akciğer kanserlerinde tanı amacıyla sık kullanılan bronkoskopi son 20 yıldır teknolojik gelişmelere paralel olarak bir tedavi metodu olarak kullanılmaktadır. Girişimsel bronkoskopide tüm dünyada en yaygın kullanılan yöntemler lazer ve silikon stent yerleştirilmesidir. Laser ve silikon tedavileri trakea ve bronşların % 100'e yakın açılarak normal anatomik bütünlüğüne kavuşmasını sağlar. Yaşam süreleri boyunca akciğerler görevlerini sağlıklı bir biçimde yerine getirir. Hastalar radyoterapi ve kemoterapinin yan etkilerinden daha az etkilenir. Akciğer kanseri hastalarının üçte ikisinde ölüm nedenleri olan solunum yetmezliği, kanama, postobstruktif pnömoni ve atelektazi sadece girişimsel bronkoskopi ile önlenebilir. Sonuçta hastaların yaşam kaliteleri artar ve yaşam uzar. Yeterli teknik donanım ve yetenekli ellerde lazer bronkoskopi ile ölüm riski binde üçtür.
Cerrahi şansı olayan bronş kanserlerinde başta lazer bronkoskopi olmak üzere hastalar radyoterapi ve kemoterapiyi de kapsayan kombine tedaviden en fazla yararı görürler.
kaynak:akcigerkanserilazer.com


